Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/2647 E. 2020/2046 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2647
KARAR NO : 2020/2046
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

Mahkeme : DENİZLİ 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2017/988 esasında kayıtlı, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/29 esas ve 2014/179 karar sayılı dosyası ile birlikte inceleme yapılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar Rıdvan ve Osman ile sanıklar Rıdvan ve Tuncer müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, alıcı görevlilerin 12.07.2012 ve 24.09.2012 tarihlerinde sanık …’den, 16.03.2012 ve 15.04.2012 tarihlerinde sanık …’dan ve 15.04.2012, 05/05/2012 ve 31/05/2012 tarihlerinde sanık …’dan esrar satın aldıkları, alıcı görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suçu ve failini belirleyerek suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanıkların hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu gözetilmeden, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiği düşüncesiyle sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,
2- Sanık … hakkında cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken “62” gün yerine “66” gün yazılması,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanıklar Rıdvan ve Osman ile sanıklar Rıdvan ve Tuncer müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.