YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3278
KARAR NO : 2020/5827
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanıklar Yosman ve Nader hakkındaki hükümlerin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık …’in ele geçen uyuşturucu maddeleri başka bir ülkeden Türkiye’ye getirildiğine ilişkin delil olmadığı aşamada, sanığın suç konusu uyuşturucu maddeleri İran’dan getirdiğini söyleyerek ithal suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkardığı ve etkin pişmanlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrası gereğince “uyuşturucu madde ithal etme” suçundan ceza verilemeyeceği, sanığın sabit olan eyleminin TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B- Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Sanık müdafiinin hükümden sonra verdiği 14/11/2016 tarihli dilekçesinde sanığın öldüğünü bildirdiğinin anlaşılması karşısında sanığın ölüp ölmediğinin Mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
20/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.