YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1827
KARAR NO : 2019/3303
KARAR TARİHİ : 23.05.2019
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanık lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbirin infazı sırasında uyarılara rağmen, yükümlülüklerini ihlal eden sanık hakkında yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede;
İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesince 17/04/2013 tarihli, 2013/288 esas ve 2013/534 sayılı karar ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı üzerine sanığın, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısına icabet ederek 12.07.2013 tarihinde infaza başladığı, aynı tarihte kendisine bilgilendirme formu bizzat tebliğ edilerek yükümlülükleri anlatılıp uyarıldığı, 27.08.2013 tarihli görüşmeye katılamama mazereti yerinde görülerek infaza devam edildiği, ancak 04.12.2013 tarihli çalışma programına mazeretsiz katılmadığı için 12.12.2013 tarihli uyarı kararının 18.12.1013 tarihinde bizzat elden tebliğ edildiği, buna rağmen 02.01.2014 tarihli programa da mazeretsiz gelmediği için komisyonca 24.01.2014 tarihinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verilerek, kararın 12.02.2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın itirazda bulunmaması üzerine 11.03.2014 tarihinde infaz dosyasının yargılamaya devam edilmesi amacı ile Mahkemeye gönderilmek üzere iade edildiği, bu şekilde sanık uyarılara rağmen iki kez yükümlülüklerini ihlal ettiğinden, yapılan işlem Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesine uygun olup olayda ”ısrar koşulu”nun gerçekleştiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.