YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/461
KARAR NO : 2020/5934
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Sanığın 12/09/2012 tarihinde aynı dosyada sanık olarak yargılanan ve haklarında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen …, … ve …’a uyuşturucu satmak amacıyla satışa arz ettiği ancak satış işlemi gerçekleşmeden sanığın yakalanması ile sanığın avucunun içerisinde, elindeki çantada ve gömleğinin cebinde ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin eylemin tek suç olarak kabul edilerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu sabit ise de; zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/1071 E., 2018/365 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; yasal koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan aramanın ya da arama kararı alınması gerektiği halde karar alınmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olacağı, böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu, “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağından, 09/08/2012 tarihli tutanağa göre ihbar üzerine, sanığın üst araması yapılarak alt iç çamaşırının içinde saklanmış halde net 1,6 gram eroinin ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerinde arama yapılabilmesi için CMK’nın 119. maddesi uyarınca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısından yazılı arama emri alınması gerektiğinden, öncelikle bu aramaya ilişkin CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında TCK 43. maddesinin uygulanması yönünden hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişik nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 20/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.