Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/513 E. 2020/8168 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/513
KARAR NO : 2020/8168
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

Mahkeme : ÜNYE Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-Sanıklar … yönünden Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve Uyuşturucu madde ticareti suçlarından: Mahkûmiyet
2-Sanık … yönünden Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan : Beraat

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Aralarındaki bağlantı nedeniyle bu dosya ile Dairemizin 2018/3167 esasında kayıtlı dosya birlikte incelenmiştir.
A-Sanıklar … hakkındaki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde ;
Sanıkların eylemlerine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu; sanıklar hakkında mahkumiyet kararının verildiği 11.05.2011 tarihinden inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca işlem yapılmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar … hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde ;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2- Hüküm fıkrasının müsadere fıkrasında ” parçalarının ” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından suç konusu maddelerden alınan tanık numunelerin 5237 sayılı TCK’nın 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE ” şeklinde ibarenin eklenmesi,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Sanık hakkında aynı eylem dolayısıyla Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.08.2011 tarih, 2011/5362 soruşturma, 2011/356 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, sanığın Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yargılaması yapılarak hüküm tarihinden sonra 21.05.2013 tarih, 2011/268 esas ve 2013/2014 karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği belirtilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 7. fıkrasında, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün öngörülmesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmiş olduğundan, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
25.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.