YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5574
KARAR NO : 2020/7845
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
Mahkeme : BAFRA Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanık … dışındaki sanıklar hakkında)
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
3- İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
Hüküm : 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçlarından mahkûmiyet (Sanık … hakkında)
2- Fikri içtima gereğince “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet (diğer sanıklar hakkında)
3- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestli tedbiri (diğer sanıklar hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ile 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesinin 1. fıkrası ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek, duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Sanık …’ın 29.04.2011 tarihli dilekçesinin temyiz isteği niteliğinde ve süresinde olduğu değerlendirilerek inceleme yapılmıştır.
A) Sanıklar … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan kurulan hükme yönelik kanun yolu talebinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, oy birliği ile,
B) Sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün verildiği 27/04/2011 tarihinden, inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, oy birliği ile,
C) Sanık … hakkında “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, oy birliği ile,
D) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Cezaevi bahçesine atılan suç konusu esrarı diğer sanık …’a iletmek için alarak bulunduran sanığın TCK’nın 37/1. maddesi anlamında asli fail olduğunun anlaşılması karşısında, yardım eden olarak kabul edilerek sanığın cezasından TCK’nın 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, oy birliği ile,
E) Sanıklar … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde:
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, olay tarihinde Samsun İlinden Bafra İlçesine cezaevinde bulunan sanık …’ı ziyaret etmek için gelen sanıkların, … plakalı aracı cezaevi tel örgülerinin yakınlarına park ettikten sonra, araçtan inen sanıklardan kim olduğu tespit edilemeyen birisinin suç konusu net 2 gr esrarı cezaevi bahçesine attığı, cezaevinde hükümlü olarak bulunan diğer sanık …’in de sanık …’a vermek amacıyla esrarı aldığı olayda, sanık … ve görgü tanığı …’in aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre eylemi gerçekleştiren kişinin kuşkuya yer bırakılmayacak biçimde tespit edilememesi karşısında, suç konusu esrarla ilgisi tam olarak belirlenemeyen sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, Üye …’nın hükümlerin onanması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla;
18.11.2020 tarihinde karar verildi
(K.O.)
KARŞI OY
Sanıkların olay tarihinde açık ceza infaz kurumu tellerine yakın mesafeye Samsun İlinden geldikleri aracı park ederek aşağı indikleri, içlerinden açık kimliği tespit edilemeyen bir sanığın uyuşturucu maddeyi ceza infaz kurumu içine attığı, hükümlü olan diğer sanık …’in de esrarı aldığı sabittir.
Sanık … savcılık aşamasındaki ifadesinde, diğer sanık …’ın ceza infaz kurumuna atılacak uyuşturucu maddeyi kendisine getirmesini istediğini söylemiş olup, suç konusu maddeyi atan şahısların bu maddeyi nereye atacaklarını bildiklerini de belirtmiştir. Sanık … ile sanık … arasında olay öncesinde ve olay tarihindeki telefon irtibatı da tespit edilmiştir. Tüm sanıkların uyuşturucu madde kullandıkları da raporla sabittir.
Bu itibarla, sanıkların eylemlerinin aniden gelişerek içlerinden birisinin suç konusu maddeyi ceza infaz kurumu bahçesine attığının kabulü mümkün olmayıp, daha önceden planlı bir şekilde Samsun İlinden Bafra İlçesine geldikleri, uyuşturucu maddeyi önceden belirlenen bir noktadan içeri attıkları, burada beklemekte olan…’a verilmek üzere aldığı, tüm sanıkların iştirak iradesi ile hareket ederek atılı suçu işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların müsnet suçtan cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine beraatlerine karar verilmesi yönündeki Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 18.11.2020