Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/5728 E. 2020/8009 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5728
KARAR NO : 2020/8009
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

Mahkeme : MUĞLA 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar :1) Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanıklar hakkında)
2) 2313 sayılı yasaya muhalefet (Sanıklar … hakkında)
3) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (sanıklar …, …hakkında)
Hükümler : Mahkûmiyet ( uyuşturucu madde ticareti yapma 2313 sayılı
yasaya muhalefet)
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (kullanmak için
uyuşturucu madde bulundurma)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık … ve … hakkında “ 25.10.2010” sanık … hakkında “02.04.2011 (uyuşturucu madde ticareti yapma) 11.05.2011 ( 2313 sayılı yasaya muhalefet)” sanık … hakkında “01.04.2011, 05.05.2011” sanık … ve … hakkında “ 11.05.2011” … hakkında “ 01.04.2011 ” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “2010-2011 yılları (11.05.2011 tarihine kadar)” olarak gösterilmesi mahkemece düzeltilebilir nitelikte maddi hata olarak görülmüştür.
A)Sanıklar… hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
B)Sanıklar … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C)Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 23/07/2020 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
D)Sanıklar … hakkında “2313 sayılı yasaya muhalefet suçundan” kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
1)Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan arama neticesinde; sanık …’nin bahçesinde 4 kök kenevir bitkisi, sanık …’ın bahçesinde 12 kök ve evinin arkasında eve 1,5 metre mesafede 5 kök olmak üzere toplam 17 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği somut olayda,
Hüküm tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 2313 sayılı Kanunun 23. maddesinde yapılan değişiklikten sonra suç tarihine göre lehe aleyhe yasa tartışması yapılarak uygulanacak yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
2)Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,
E)Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığı yönündeki savunmasının aksine, olay tarihinde aracında yapılan arama neticesinde kullanım sınırlarında net 2 gram 400 miligram esrar maddesinin ele geçirildiği olayda, sanığın ele geçirilen esrar maddesini kullanma amacı dışında başka bir amaç için bulundurduğuna ilişkin soyut iletişimin tespiti tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından; sabit olan fiilin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, söz konusu suçtan dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F)Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığı yönündeki savunmasının aksine, olay tarihinde sanığın kaldığı adreste yapılan arama neticesinde esrar ihtiva eden ve esrar elde etmede kullanılan hint keneviri bitkisi kırıntılarının ele geçirildiği olayda, sanığın ele geçirilen esrar maddesini kullanma amacı dışında başka bir amaç için bulundurduğuna ilişkin soyut iletişimin tespiti tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından; sabit olan fiilin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, söz konusu suçtan dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
23.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.