Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/6077 E. 2020/5988 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6077
KARAR NO : 2020/5988
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle, Dairemizin 2016/1618 esas sırasında kayıtlı bulunan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2013 tarih, 2013/486 esas ve 2013/410 karar sayılı dosyası ile birlikte incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP aracılığı ile MERNİS’ten çıkartılan dosyaya konulan nüfus kaydında sanığın 09.10.2020 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu hususun mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
B- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık … hakkında; Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2014 tarih, 2014/5 esas ve 2014/43 karar sayılı dosyasında suç tarihi 17/11/2013, iddianame tarihi 23/12/2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılaması yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 27/11/2019 tarih, 2016/1303 esas ve 2019/6554 karar sayısı ile düzeltilerek onanarak 27.11.2019 tarihinde kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanığın 13.10.2013 tarihli eylemi nedeniyle 03.02.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu hüküm verilmiş ve kesinleşmiş olmakla, dava dosyasının aslı ya da onaylı fotokopisi temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Hükmün birinci fıkrasında iştirak hükmü uygulanırken, “TCK’nın 37/1. maddesi” yerine, “TCK’nın 39/1. maddesinin” gösterilmesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık … hakkında; Dairemizin 2016/1618 esas sırasında kayıtlı bulunan; Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2013 tarih, 2013/486 esas ve 2013/410 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 23.10.2013 ve iddianame tarihi 20.11.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı belirlenmekle, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Hükmün birinci fıkrasında iştirak hükmü uygulanırken, “TCK’nın 37/1. maddesi” yerine, “TCK’nın 39/1. maddesinin” gösterilmesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
21.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.