YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6782
KARAR NO : 2021/9078
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
Mahkeme : İZMİR 10. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK’nın 250 maddesi ile
Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmolunan hapis cezalarının sürelerine göre 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK’nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Tebliğnamenin suç ve uygulama bölümünde, sanık … hakkındaki “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı da gösterilmiş ise de bu karara yönelik temyiz isteği bulunmadığından inceleme dışı tutulmuştur.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin “22/02/2006, 07/07/2006, 03/08/2006, 06/10/2006, 10/10/2006, 20/10/2006, 21/10/2006” yerine “20/10/2006 ve Öncesi” olarak gösterilmesi mahkemece düzeltilebilir nitelikte maddi hata olarak görülmüştür.
Sanık … müdafiinin 27.12.2010 tarihli temyiz dilekçesini UYAP aracılığıyla elektronik imzalı olarak sunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki inceleme dışı tutulma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A) Sanık … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçu ile sanık … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince itiraz kanun yoluna tabi olduğundan, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B) Sanıklar … ve … hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile yapılan düzenleme ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının ve sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik olarak işlediği “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile yapılan düzenleme ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının ve sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
Ç) Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik olarak işledikleri “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Dosya kapsamına göre, sanık … …’in, sanık …’ın talimatı ile olay yerini kontrol etmesi, kendisinin kullandığı motorsiklet ile sanık …’ı olay yerine getirip, olayın hemen sonrasında olay yerinden uzaklaştırması dikkate alındığında, sanık … …’in TCK’nın 37. maddesi kapsamında ”asli fail” olarak fiile iştirak ettiği gözetilmeden, eyleminin yardım niteliğinde olduğu kabul edilerek TCK’nın 39. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile yapılan düzenleme ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile sanık … … hakkındaki hükme yönelik eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının ve sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
D) Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik olarak işledikleri “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile yapılan düzenleme ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının, sanıkların müdafilerinin ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
E) Sanıklar …, … ve … hakkında müştekiler … ve … …’ye yönelik olarak işledikleri “nitelikli yağma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile yapılan düzenleme ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının, sanıkların müdafilerinin ve sanıklar … ve …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
F) Sanıklar …, … ve … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile yapılan düzenleme ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının
ve sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
G) Sanıklar … ve …’ın müşteki …’ye yönelik işledikleri “kasten yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Suç ve hüküm tarihlerinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar; 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı ile TCK’nın 67. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Ğ) Sanıklar …, … ve …’ın katılan …’e yönelik işledikleri “kasten yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Suç ve hüküm tarihlerinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar; 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı ile TCK’nın 67. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
H) Sanıklar … ve …’ın müşteki …’e yönelik işledikleri “kasten yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Suç ve hüküm tarihlerinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar; 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı ile TCK’nın 67. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
I) Sanıklar …, …, … ve … hakkında “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Suç ve hüküm tarihlerinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar; 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı ile TCK’nın 67. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
İ) Sanıklar …, … ve … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan, sanık … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüt adına suç işleme” suçundan, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde
Suç ve hüküm tarihlerinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar; 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı ile TCK’nın 67. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; bozma sebebine göre, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
J) Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 10.04.2020 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında, bu hususun Mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesinin 1. fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA,
22/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.