Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/846 E. 2020/6063 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/846
KARAR NO : 2020/6063
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Her ne kadar Malatya Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nün 23.10.2013 tarih ve 2013/2229 genel işlem defter numaralı ekspertiz raporunda, … parmak izleri ile … parmak izlerinin aynı, kimlik bilgilerinin farklı olduğu bildirilmiş ise de, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/22480 soruşturma numaralı kararı ile ”Başkalarına ait kimlik veya bilgilerini kullanma” suçundan sanık … hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu kararda; yapılan araştırmalar sonucunda sanık …’nin …’ın kimlik bilgilerini kullanmadığının ve tanık olarak dinlenen …’nın kardeşi olan…’nın beyanına göre sanığın … olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Bu konuda mahkemece başkaca araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık müdafiinin, ilk derece mahkemesinde lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebininin, taksitlendirmeye ilişkin TCK’nın 52. maddesinin 4. fıkrasının uygulanmasını da kapsadığı gözetilmeden, hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
3-Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı’nca suça konu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile değişik TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
2-Hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK’nın 52. maddesinin 2. fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümlerden sonra gelmek üzere “Sanık hakkında verilen adli para cezasının TCK’nın 52. maddesinin 4. fıkrası gereğince sanığın ekonomik ve şahsı halleri göz önünde bulundurularak her ay bir taksit olmak üzere 24 ayda 24 eşit taksit halinde sanıktan alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine” ibaresinin yazılması,
3-Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmında ”uyuşturucu maddenin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı’nca suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.