Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/1623 E. 2020/7840 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1623
KARAR NO : 2020/7840
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

Mahkeme : ADANA 10. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Temyiz incelemesi, sanıklar … ve … müdafilerinin isteği üzerine duruşmalı, diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dairemizin 15.12.2016 tarihli 2016/2346 esas ve 2016/4149 karar sayılı bozma ilamına uyulması yönünde ara karar kurulmamış ise de, eylemli olarak bozmaya uyulduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A) Sanıklar …, … ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
1- Dava konusu suçun uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan CMK’nın 139. maddesi gereğince örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediğinden gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği, ancak gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, bozmaya uyulmasına rağmen, tüm olaylara ilişkin tutanakları düzenleyen alıcı görevlilerin kimlikleri gizlenerek, sanıklar ve müdafilerine soru sorma imkanı tanınmadan ve CMK’nın 52/1. maddesine aykırı olacak şekilde birlikte dinlenerek bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Dosya içerisinde sanıklar hakkında CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığı araştırılarak bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu dikkate alınarak; sanıkların suçunun sübut bulduğunun kabul edilmesi halinde sanıkların beyanları da dikkate alınarak haklarında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre; sanık …’in kimlik bilgilerinin tespit edilemediği aşamada, sanık …’in kimlik bilgilerinin tespit edilerek yakalanmasını sağlayan sanık … hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar …, … ve …’in müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA,
B) Sanık … hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde:
1- Dava konusu suçun uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan CMK’nın 139. maddesi gereğince örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediğinden gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği, ancak gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, gizli soruşturmacıların kolluk görevlisi olup olmadıkları tespit edilerek, bozmaya uyulmasına rağmen, tüm olaylara ilişkin tutanakları düzenleyen alıcı görevlilerin kimlikleri gizlenerek, sanık ve müdafiine soru sorma imkanı tanınmadan ve CMK’nın 52/1. maddesine aykırı olacak şekilde birlikte dinlenerek bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmemesi,
2- Dosya içerisinde sanık hakkında CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığı araştırılarak bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu dikkate alınarak; sanığın ikrarı da gözetilmeden, eksik araştırma ile dosya kapsamına uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
18.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 18.11.2020 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı…’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Av. … ve sanık … müdafii Av. … ‘ın yokluklarında, 19.11.2020 tarihinde, açık olarak okundu.