YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4038
KARAR NO : 2019/8192
KARAR TARİHİ : 16.12.2019
T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığının, 26/08/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamına ilişkin İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2018/224 esas, 2018/412 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07/10/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- 26/09/2009 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 191/6. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına dair Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/10/2010 tarihli ve 2010/624 esas, 2010/166 kararının infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2014/69 esas, 2014/393 sayılı kararıyla 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği,
2- Bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 10/09/2015 tarihli ve 2015/3065-3492 sayılı kararıyla aynen infaz kararlarının itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edildiği,
3- İtirazı inceleyen İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2015 tarihli ve 2015/655 değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve aynen infaz kararının kaldırılmasına karar verildiği,
4- Aynen infaz kararının kaldırılması üzerine yapılan değerlendirme sonucunda İstanbul (kapatılan) 67. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2015 tarihli ve 2014/1282 esas, 2014/470 sayılı ek kararıyla, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
5- Bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 17/01/2018 tarihli ve 2017/1552 esas, 2018/317 sayılı kararıyla düşme kararının bozulmasına karar verildiği,
6- Bozma kararı sonrasında İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2018/224 esas, 2018/412 sayılı kararıyla sanık … hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamına karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-a. maddesinde, “223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında; Mahkemece denetim dosya aslı getirtilerek ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yeterli araştırma yapılmadan bozma gereklerine aykırı olarak şekilde yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde, “…soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.” şeklinde düzenleme ve hüküm çeşitlerinin anılan Kanun’da tahdidi olarak sayılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2018/224 esas, 2018/412 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli aynen infaz kararının temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 10/09/2015 tarihli ve 2015/3065-3492 sayılı kararı ile aynen infaz kararlarının itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edildiği, yine daha sonra verilen 12/11/2015 tarihli düşme kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 17/01/2018 tarihli ve 2017/1552 esas, 2018/317 sayılı kararıyla bozma karar verildiği anlaşıldığından, 6572 sayılı Kanunla değişik Yargıtay Kanununun 27. maddesi hükmü ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 30.01.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararının Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü Ortak Hükümler 4. maddesinde yer alan “Ceza Daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderilen işleri sonuçlandırır.” hükmüne göre, işin incelenmesi Yargıtay 20. Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kanun yararına bozma talebinin incelenmesi Yargıtay 20. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVLİ OLMADIĞINA, dosyanın görevli Yargıtay 20. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.