Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/4233 E. 2020/1678 K. 09.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4233
KARAR NO : 2020/1678
KARAR TARİHİ : 09.03.2020

Mahkeme : … Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Tebliğnamede sanık olarak gösterilen … ve … hakkındaki hükümlere yönelik olarak temyiz talebi bulunmadığından, adı geçen sanıklar hakkındaki hükümler inceleme dışı tutulmuştur.
A) Sanık … hakkında “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
19/02/2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen mahkûmiyet hükmünün, bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 27/02/2015 tarihinde temyiz edildiği, temyiz süresinin son gününün tatil günü olmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca temyiz isteğinin REDDİNE,

B) Sanıklar …,….,…. ve …. akkında “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya (elektronik haberleşme cihazı) sokma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Suça konu telefonun sanık … tarafından Cumhuriyet savcısına teslim edilip nasıl temin edildiği hususunda bu sanık tarafından bilgi verildikten sonra, telefonu kullandıkları HTS kayıtları ile ortaya çıkan diğer sanıklar hakkında şartları oluşmadığı halde TCK’nın 297/4. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya (elektronik haberleşme cihazı ve uyuşturucu madde) sokma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İncelenen dosya kapsamına göre sanık …’nın infaz kurumuna sokarak oğlu …’ya verdiği ve sanık …’ın da kullandığı iddia edilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu maddeye ilişkin bir ekspertiz raporunun da dosyada mevcut olmadığı, sanık …’ın infaz kurumunda uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının teknik yöntemlerle saptanmadığı, bu nedenle sanık …’nin oğlu …’nın infaz kurumunda uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûm olduğu … Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/35 esas sayılı dosyasının Mahkemece incelenerek, sanık …’nin oğlu …’ya verdiği ve sanık …’ın da kullandığı iddia edilen uyuşturucu madde ile ilgili olarak bu dosya kapsamında alınmış bir ekspertiz raporu olup olmadığı, … Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada …’nın kullandığı kabul edilen uyuşturucu maddenin sanık … tarafından kullanıldığı iddia edilen uyuşturucu madde olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanık …’ın infaz kurumunda hem uyuşturucu madde hem de elektronik haberleşme cihazı bulundurma eylemlerinin aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı gerçekleştiği araştırılıp, farklı zamanlarda gerçekleştiyse TCK’nın 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda gerçekleştiyse TCK’nın 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri uygulanıp olayın niteliğine göre alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden her iki eylem nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
Ç) Sanık … hakkında “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya (uyuşturucu madde) sokma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İddianamedeki anlatıma göre sanık …’nın infaz kurumuna uyuşturucu madde sokarak oğlu …’ya verme eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve buna bağlı olarak delillerin takdirinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek sanık … yönünden görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla esasa ilişkin hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- İncelenen dosya kapsamına göre sanık …’nın infaz kurumuna sokarak oğlu …’ya verdiği iddia edilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu maddeye ilişkin bir ekspertiz raporunun da dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle sanık …’nin oğlu …’nın infaz kurumunda uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûm olduğu … Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/35 esas sayılı dosyasının Mahkemece incelenerek sanık …’nin oğlu …’ya verdiği iddia edilen uyuşturucu madde ile ilgili olarak bu dosya kapsamında alınmış bir ekspertiz raporu olup olmadığı, … Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada …’nın kullandığı kabul edilen uyuşturucu maddenin sanık … tarafından infaz kurumuna sokulduğu iddia edilen uyuşturucu madde olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.