Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/5659 E. 2020/2969 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5659
KARAR NO : 2020/2969
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

Mahkeme : İSTANBUL ANADOLU 49. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre usulüne uygun tebliğ yapılabilmesi için, kendisine tebligat yapılacak kimse veya belirtilen maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerektiğinden,
İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan 11/01/2015 tarihli çağrı yazısı davetiyesinin incelenmesinde, Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca yapılan tebliğ evrakında, tebliğ imkansızlığının nedeninin tespit edilmemesi yanında keyfiyetin kimseye bildirilmediği gibi bildirilmeme nedeninin de şerh düşülmediği görülmekle tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, tebliğin geçersiz olması nedeniyle 21/10/2014 tarih, 2014/184 esas 2014/265 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi,
2) Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden;
Duruşma günü için sanığa gönderilen davetiyenin, sanığın İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki 09/09/2014 tarihli oturumda ikamet adresi olarak tekrarladığı “…” olan adresi yerine, doğrudan MERNİS adresi olan “…” adresinde Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmesinin usulsüz olması karşısında davetiye usulüne uygun tebliğ edilmeden ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
3) TCK’nın 191. maddesi gereğince verilen 22/11/2012 tarihli denetimli serbestlik tedbiri kararının, açıklanması geri bırakılmış mahkûmiyet hükmü kabul edilerek CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına karar verilmesi,
4) Hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 08/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.