Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/5734 E. 2020/8006 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5734
KARAR NO : 2020/8006
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

Mahkeme : İSTANBUL 15. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında kurulan 2 yıl 3 ay hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 7 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu ve yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2007/964 sırasında kayıtlı uyuşturucu madde bulunmadığı halde müsadere karar verilmesi,
3) Olay nedeniyle gözaltında kalan sanık hakkında gerekçeli kararda gözaltı tarihinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmında “2007/964” ibaresinin çıkartılması,
3) Gerekçeli karar başlığındaki vekil kısmından sonra gelmek üzere “ Gözaltı Tarihi: 03.10.2007-07.10.2007 ” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.