YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6246
KARAR NO : 2020/4194
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
Mahkeme : KONYA 16. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık hakkında, suça konu 29/05/2014 ve 08/07/2014 tarihli eylemleri nedeniyle, ilk olarak 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 30/10/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, kararın infaz için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak açılan kamu davası üzerine yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin sanığın MERNİS adresi olmayıp sadece bilinen en son adresi olan … adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın “muhatabın çarşıda olması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereği mahalle muhtarına 19/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı” bu şekilde tebliğin, Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereği yapıldığı anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek aynı Kanunun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla sanığın adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının anlaşıldığı, aynı zamanda ilk çağrı kağıdının tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan şüphelinin, aynı Kanunun 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta “ısrar” ettiğinin kabul edilebilmesi için; “önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı” uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı takdirde, şüpheli hakkında kamu davasının açılması gerektiğinden, inceleme konusu olayda Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen çağrı kağıdının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve ikinci uyarı yapılmadığı için kamu davasını açma koşulları oluşmadan davanın açılmış olduğu anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.