Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/12491 E. 2020/7256 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12491
KARAR NO : 2020/7256
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli, 2019/232 esas ve 2019/298 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 23/03/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 05/08/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 25/11/2014 tarihli ve 2014/2454 soruşturma, 2014/30 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNIS adresine tebliğe çıkarıldığı, 03/12/2014 tarihinde şüphelinin, aynı konutta birlikte sakin annesi imzasına tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 26/11/2014 tarihinde infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2-Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16/12/2014 tarihli ve 2014/6733 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan MERNIS adresine tebliğe çıkarılarak 04/01/2015 tarihinde aynı konutta oturan kardeşi imzasına tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 12/01/2015 tarihinde uyulması gereken kurallar formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, tedavi programına uyum gösterdiği ve tedavinin bittiğinin bildirilmesi üzerine denetim planı hazırlandığı, 17/07/2015 tarihli 1.bireysel görüşmesine katıldığı, 04/08/2015 tarihli 2. bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 06/08/2015 tarihli uyarı yazısının 13/08/2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1.maddesine göre tebliğ edildiği, ayrıca 21/08/2015 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, 21/08/2015 ve 04/09/2015 tarihli SAMBA grup çalışmalarına katıldığı ancak 18/09/2015 tarihli SAMBA grup çalışmasının 3. oturumuna katılmaması üzerine, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 29/09/2015 tarihli kararı ile, dosyanın kapatılmasına karar verilerek Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3-Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak, 12/10/2015 tarihli, 2015/2158 soruşturma, 2015/785 esas ve 2015/781 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/928 esas, 2015/1065 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 24/02/2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
5- Sanığın denetim süresi içerisinde 06/02/2018 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan Orhangazi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2018 tarihli ve 2018/94 esas, 2018/244 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 25/12/2018 tarihinde kesinleştiği,
6- İhbar üzerine, kanun yararına bozma istemine konu Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2019/232 esas, 2019/298 sayılı kararı ile, “kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına” karar verildiği, kararın 14/05/2019 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/928 esas, 2015/1065 sayılı kararının itiraz edilmeden 24/02/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde 06/02/2018 tarihinde hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına ilişkin Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2019/232 esas, 2019/298 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Her ne kadar Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli kararı ile “..yapılan incelemede denetim süresi içerisinde Orhangazi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/136 Esas sayılı dosyadaki suçu işlediğinden dolayı dosyanın yeni esasa kaydedildiği ancak ihbar yapılan Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesi 2015/928 Esas, 2015/1065 Karar sayılı dosyasında uyuşturucu suçlarında aranan “ısrar” şartının, sanık hakkında denetim uygulanırken “ısrar” şartı gerçekleşmeden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla…” şeklinde gerekçesi ile kamu davasının durmasına dair karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre,
Şüpheli hakkında, 05/08/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 25/11/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği,
Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesine uyarak 12/01/2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ettiği ve kendisine burada yazılı olarak yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edildiği,
Ancak 25/11/2014 tarihli Denetim Planında belirtilen tedbirin infazı esnasında sanığın 04/08/2015 tarihinde yükümlülüklerine aykırı davranması üzerine 21/08/2015 tarihinde uyarı müzekkeresi tebliğ edildiği,
Yapılan bu uyarıya rağmen sanığın 18/09/2015 tarihinde tekrar yükümlülüklerine aykırı davranması üzerine davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı,
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda ise 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hüküm kurularak takdire göre genel hükümler dahilinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Bu hali ile 2 kez uyarılmasına rağmen 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görülen şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi uyarınca cezalandırılması isteğiyle açılan davada “kovuşturma şartı” olan “ısrar koşulu” nun gerçekleştiği anlaşılan sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2019/232 esas, 2019/298 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli Hasan Yesin hakkında 05/08/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/11/2014 tarihli ve 2014/2454 soruşturma, 2014/30 sayılı kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak şüpheli hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Savcısı tarafından beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, Cumhuriyet savcısının, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyaracağı, kişinin, erteleme süresi zarfında, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılacağı hükme bağlanmıştır.
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,
İncelemeye konu dosyada; sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unun 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının , itiraz süresi ve mercii de gösterilmek suretiyle itiraz yolu açık olmak üzere verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, ancak söz konusu kararın, 03/12/2014 tarihinde şüpheliye tebliğ edilmesine karşılık, şüpheliye tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 26/11/2014 tarihinde infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,bu nedenle karar henüz kesinleşmeden müdürlükçe gönderilen çağrı kağıdının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, mahkemenin kovuşturma şartının gerçekleşmediğine ilişkin değerlendirmesinin yerinde olduğu, dolayısıyla mahkemece verilen kamu davasının durmasına ilişkin kararın yukarıdaki gerekçe ile kanuna uygun olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmeyerek istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2019/232 esas, 2019/298 sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.