YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13307
KARAR NO : 2020/7261
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2019 tarihli ve 2017/754 esas, 2019/320 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 26/05/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 12/06/2017 tarihli ve 2016/ 17669 soruşturma, 2017/465 sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, dosya arasında kararın tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, kararın infazı için kesinleşmesi beklenmeden 12/06/2017 tarihinde Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2-Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 03/07/2017 tarihli ve 2017/987 DS sayılı çağrı yazısının 11/07/2017 tarihinde şüpheliye bizzat tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 20/07/2017 tarihinde ön bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede tedavi ve rehberlik programına alındığı, hastanenin 04/10/2017 tarihli raporunda, uyuşturucu kullanımına devam etmesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 2017/7554 İİDK sayılı kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek, 01/11/2017 tarihinde Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3-Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak, 16/11/2017 tarihli, 2017/35229 soruşturma, 2017/10296 esas ve 2017/7600 sayılı iddianame ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı,
4- Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kanun yararına bozma istemine konu 03/05/2019 tarihli ve 2017/754 esas, 2019/320 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, karar verildiği, kararın 22/06/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/06/2017 tarihli ve 2016/17669 soruşturma, 2017/465 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2019 tarihli ve 2017/754 esas, 2019/320 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/06/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmiş olduğuna ilişkin bir belgenin dosya arasında bulunmadığı, şüpheliye anılan karara karşı itiraz mercii ve süresi de gösterilerek itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadan ifası için Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/06/2017 tarihli karar kesinleşmeden 20/07/2017 tarihli tutanak ile denetimli serbestlik süreci bilgilendirme yazısının şüpheliye tebliğ edildiği ve bu şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2-Kabule göre de; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 10/07/2019 tarihli ve 2018/6065 esas, 2019/4246 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın üzerine atılı suçun 26/05/2014 tarihinde işlendiği ve suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile ceza miktarının “iki yıldan beş yıla kadar hapis” olarak değiştirildiği cihetle, suç tarihinin değişiklik öncesi olması karşısında aleyhe kanun değişikliğinin sanık hakkında uygulanamayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekirken, lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2019 tarihli ve 2017/754 esas, 2019/320 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında, 26/05/2014 tarihli “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/06/2017 tarihli ve 2016/17669 soruşturma, 2017/465 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı takiben , şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2019 tarihli ve 2017/754 esas, 2019/320 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre,
1- 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. Maddesinde yer alan “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı CMK’nın 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,dolayısıyla beş yıllık erteleme süresinin de kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacağı, somut olayda ; şüpheli hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/06/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmiş olduğuna ilişkin bir belgenin dosya arasında bulunmadığı, şüpheliye anılan karara karşı itiraz mercii ve süresi de gösterilerek itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadan infazı için Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/06/2017 tarihli karar kesinleşmeden 20/07/2017 tarihli tutanak ile denetimli serbestlik süreci bilgilendirme yazısının şüpheliye tebliğ edildiği ve bu şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı, şüphelinin uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmış ise de, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından , ihlalin erteleme süresi içerisinde gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, şüpheli hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından; kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır.
2-Kabule göre de;
Sanığın üzerine atılı suçun 26/05/2014 tarihinde işlendiği ve suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile ceza miktarının “iki yıldan beş yıla kadar hapis” olarak değiştirildiği dikkate alındığında, suç tarihinin değişiklik öncesi olması karşısında aleyhe kanun değişikliğinin sanık hakkında uygulanamayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme gereğince , önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekirken, lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi ,kanuna aykırıdır.
Sonuç olarak; yukarıda ( 1 ) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, şüpheli hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından; kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle, mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/05/2019 tarihli ve 2017/754 esas, 2019/320 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.