YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13320
KARAR NO : 2020/5751
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1)Mahkûmiyet; İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03/07/2017 tarihli, 2017/1 esas ve 2017/174 karar sayılı kararı
2)İstinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 05/02/2018 tarihli, 2017/2783 esas ve 2018/73 karar sayılı kararı ile
3)Bozmaya uymak suretiyle mahkûmiyet; İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03/10/2019 tarihli, 2019/337 esas ve 2019/421 karar sayılı ilamı ile
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün, temyiz incelemesi sonucu bozularak, CMK’nın 304. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemiyle birlikte eski hale getirme talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.” kuralı gereğince eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin “eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine” ilişkin 02/12/2019 ve 04/12/2019 tarihli ek kararlarının hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek ve bu kararlar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Anayasa’nın 40/2., 5271 sayılı CMK’nın 34/2., 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, hükme karşı başvurulacak kanun yolu, merci, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ve zorunlu müdafii Av. …’un yüzlerine karşı verilen 03/10/2019 tarihli hükümde, kanun yolu, merci ve başvuru süresinin, ” temyiz, Yargıtay ve 15 gün” yerine, “istinaf, Bölge Adliye Mahkemesi ve 7 gün” olarak gösterilmesi suretiyle yanılgıya yol açıldığından, sanık müdafiinin 03/12/2019 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Gerekçeli kararın başlık kısmında, suç tarihinin “09/12/2016” yerine, “06/07/2016” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bozmaya uyarak verdiği mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne; kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 19/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.