Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17881 E. 2023/1237 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17881
KARAR NO : 2023/1237
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.07.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/940 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği

2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Basit Yaralama suçundan Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1278 esas sayılı dosyasında yargılanan sanığın gerek kendi beyanı gerekse annesinin beyanında, esrar ve bali kullandığının anlaşıldığı ve mahkeme tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği kabul edilerek yapılan yargılamada sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezai ehliyetinin bulunmadığından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanığın, soyut beyanı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/940 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.02.2023 tarihinde karar verildi.