Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18213 E. 2021/6839 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18213
KARAR NO : 2021/6839
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

Mahkeme: İZMİR 5. Çocuk Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Tebliğnamede, basit yargılama usulü yönünden bozma düşüncesine, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında uygulanamayacağından iştirak edilmemiştir.
1) Sanık hakkında verilen hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. CMK’nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bu fiilinin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
2) Yargılama neticesinde hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilen sanığın, 3 yıllık denetim süresi içerisinde “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçunu işlediği gerekçesiyle hakkındaki “hükmün açıklanması” suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının, CMK’nın 231/5 ve devamı maddeleri uyarınca “genel hükümlere” göre değil, TCK’nın 191. maddesinde öngörülen “özel hükümlere” göre verildiği de dikkate alındığında, 3 yıllık denetim süresi içerisinde ancak “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlemesi halinde “hükmün açıklanmasına” karar verileceği gözetilmeden, yazılı şekilde denetim süresi içerisinde işlediği “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçu nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
3) Suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürülüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı uygulanıp karşılaştırma ve somutlaştırma yapılması, sonucuna göre lehe kanun tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
4) Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; söz konusu değişikliğin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından,sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkumiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5) Kabule göre de; olay tutanağı içeriğine göre, 08.10.2013 tarihinde … İlköğretim Okulu bahçesinde şüpheli şahısların olduğu yönündeki ihbar üzerine kolluk görevlilerinin ihbara konu yere gittikleri, görevlileri gören … ve …’in ellerindeki esrarı yere bıraktıkları, sanık … ile arkadaşı …’ın üzerinde ise suç unsuru bulunmadığı anlaşılmakla, teknik yöntemlerle uyuşturucu madde kullandığı tespit edilemeyen ve üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanığın, aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, polisler gelmediği takdirde ele geçen uyuşturucu maddeyi arkadaşlarıyla birlikte içeceklerini söylemek suretiyle ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, 03/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.