YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2096
KARAR NO : 2021/11492
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1. Mahkûmiyet; İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2018 tarihli, 2018/259 esas ve 2018/618 sayılı kararı
2. İstinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.10.2019 tarihli, 2019/484 esas ve 2019/1841 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca 24 eşit taksitte tahsiline karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam belirtilirken “İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi” yerine “İzmir 38. ASCM” olarak yazılması
3- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenlerle yerinde olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün;
1- Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafnda yer alan ”24 eşit taksitte sanıktan tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere ”taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2- Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan “İzmir 38. ASCM’nin” ibaresi çıkarılarak yerine “İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin” ibaresinin yazılması,
3- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 10/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.