Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/21637 E. 2023/6133 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21637
KARAR NO : 2023/6133
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/135 E., 2016/739 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 24.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi yollamasıyla 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/135 Esas, 2016/739 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 05.05.2016 tarihli dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
Yapılan yargılama sonunda, sanığın yüklenen suçu ikrarı, soruşturma evrakı arasındaki belgeler, Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının sanıktan ele geçen maddenin uyuşturucu maddelerden kenevir bitkisi olduğuna ilişkin 24.07.2014 tarihli raporu, dava açılmasının ertelenmesi kararı ile tüm dosya kapsamından, sanığın suç tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının kararlaştırıldığı, buna ilişkin kararın 15.10.2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ancak sanığın bu arada askere gitmiş olması sebebiyle tedbirin uygulanmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın terhis olmasından sonra 29.09.2015

tarihinde yapılan tebligat ile bilgilendirildiği halde 20.10.2015 tarihinde rehberi ile olan bireysel görüşmesine ve aynı tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine katılmadığı, bunun üzerine 02.11.2015 tarihinde bizzat uyarıldığı, bundan sonra bu sefer 11.12.2015 tarihli İş Arama Becerileri konulu seminere ve aynı tarihli vaka sorumlusu ile olan bireysel görüşmesine de katılmadığı, böylece hakkında uygulanan denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrarcı olduğu, bunun üzerine infaz işlemleri değerlendirme komisyonunca dosya kaydının kapatıldığı anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 24.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/135 Esas, 2016/739 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.