YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2439
KARAR NO : 2020/5268
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/07/2018 tarih, 2016/180 esas ve 2018/219 sayılı kararı: Tüm sanıklar hakkında mahkûmiyet
2- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 03/05/2019 tarih, 2019/1702 esas ve 2019/817 sayılı kararı ile;
a- İstinaf başvurusunun esastan reddi: Sanıklar …. ve … hakkında
b- İstinaf Başvurularının Düzeltilerek Esastan Reddi: Sanıklar … ve … hakkında
3- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 24/06/2019 tarih, 2019/1702 esas ve 2019/817 sayılı Ek kararı ile sanık … yönünden temyiz isteminin reddi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında yapılan incelemede;
Sanık ile kendisine baro tarafından atanan zorunlu müdafiinin yokluğunda verilen hükmün zorunlu müdafiine 19/05/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve zorunlu müdafii tarafından herhangi bir temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmış ise de; yokluğunda verilen hükmün kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanığa tebliğ olunmadığı anlaşıldığından ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 tarih, 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 tarih, 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere bu durumda zorunlu müdafiye yapılmış bulunan tebliğ sanığa bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından ve her ne kadar sanık temyiz konusu hükmün infazı için 09/08/2019 tarihinde ceza infaz kurumuna alınmış ise de ceza infaz kurumu tarafından sanığa CMK’nın 35. maddesinde belirtilen usule uygun olarak gerekçeli karar tebliği yapılmadığı anlaşıldığından tebliğnamenin bu yöndeki düşüncesine iştirak edilmeyerek sanığın 15/11/2019 tarihli dilekçesinin temyiz mahiyetinde, öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği ve aşağıda belirtilen dışında istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
17/10/2015 tarihli ihbar tutanağı içeriği, 17/10/2015 tarihli Ev Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın amcasına ait ikametin kömürlüğünde yapılan aramada ele geçirilen suç konusu maddelerin, yengesi Casiye İlhan’ın soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, kendisine ait olduğunu söylemek suretiyle ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 03/05/2019 tarihli 2019/1702 esas ve 2019/817 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA,
B) Sanık … hakkında verilen 24/06/2019 tarihli temyiz red kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … müdafiinin 26.06.2019 ve 27.06.2019 tarihli dilekçeleri ile sanık …’ın 04/11/2019 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz isteminin reddine dair 24.06.2019 tarihli ek karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi uyarınca elektronik olarak 19/05/2019 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 291/1. maddesinde öngörülen onbeş günlük yasal süresinden sonra 18/06/2019 tarihinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddine ilişkin 24/06/2019 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ek karara yönelik temyiz istemlerinin CMK 302/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
C) Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İstinaf Mahkemesi’nce sanığın üzerine atılı 17.01.2016 tarihli eyleminin sübut bulmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünün TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünün kaldırıldığı; ancak sanığın üzerine atılı 10.03.2016 tarihli eylemi, haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklar … ve … ile birlikte gerçekleştirdiği sabit olmakla, TCK’nın 188/3. maddesi gereğince tayin olunan temel cezada TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırım yapılıp CMK’nın 307/4. maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı tutulmak üzere karar verilmesi yerine, TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde infazı kısıtlar şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse veya kamuya yararlı bir işte çalışma şeklinde yaptırıma çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03/05/2019 tarih 2019/1702 esas ve 2019/817 karar sayılı istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/07/2018 tarih 2016/180 esas ve 2018/219 karar sayılı hükmünün, hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin bölümünde yer alan ”veya kamu yararına olan bir işe” ibaresinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
D) Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 17.01.2016 ve 10.03.2016 tarihlerinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olmakla, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/07/2018 tarihli, 2016/180 esas ve 2018/219 sayılı hükmü ile TCK’nın 188/3. maddesi ile tayin olunan cezasından TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı halde, sanığın eylemlerinin tek suç oluşturduğu ve TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı gerekçesiyle ilgili bölümün hükümden çıkartılması suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilerek eksik ceza tayin edilmişse de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanma şartları oluşmadığı kabul edilerek, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/07/2018 tarih, 2016/180 esas ve 2018/219 sayılı hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanması ile ilgili 10. fıkranın 3. bendinin hükümden çıkartılmasına karar verildikten sonra 10. fıkranın 4. bendinde yer alan ”16 yıl 8 ay hapis ve 166 gün ” ibaresinin ”12 yıl 6 ay hapis ve 125 gün adli para cezası”; 10. fıkranın 5. bendinde yer alan ”166” gün ibaresinin ”125 gün”, ”3320,00 TL” ibaresinin ”2500,00TL ”; 10. fıkranın 7. bendinde bulunan ”16 yıl 8 ay hapis ve 3320,00 TL” ibaresinin de ”12 yıl 6 ay hapis ve 2500,00 TL” olarak düzeltilmesi yerine maddi hata sonucu sanığın neticeten ”13 yıl hapis ve 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 03/05/2019 tarihli 2019/1702 esas ve 2019/817 sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 03/05/2019 tarihli 2019/1702 esas ve 2019/817 sayılı hükmünün sanıkla ilgili olan; ”Sanık … yönünden kurulan hükmün; 10. fıkrasının 4. bendinin “16 YIL 8 AY HAPİS VE 166 GÜN” ibaresinin “15 YIL HAPİS VE 150 GÜN ” olarak DÜZELTİLMESİNE; ”Sanık … yönünden kurulan hükmün; 10. fıkrasının 5. bendinin “166 Gün ” ibaresinin “150 Gün” olarak , ” 3320,00″ ibaresinin ” 3000,00 ” olarak DÜZELTİLMESİNE,” ”Sanık … yönünden kurulan hükmün; 10. fıkrasının 7. bendinde bulunan” 16 YIL 8 AY HAPİS VE 3320,00 TL. ” ibaresinin “13 YIL HAPİS VE 3000,00 TL ” olarak DÜZELTİLMESİNE” ibarelerinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla;
”Sanık … yönünden kurulan hükmün; 10. fıkrasının 4. bendindeki “16 YIL 8 AY HAPİS VE 166 GÜN” ibaresinin “12 YIL 6 AY HAPİS VE 125 GÜN ” olarak DÜZELTİLMESİNE; ”Sanık … yönünden kurulan hükmün; 10. fıkrasının 5. bendindeki “166 Gün” ibaresinin “125 Gün” olarak, ” 3320,00TL ” ibaresinin “2500,00TL” olarak DÜZELTİLMESİNE; ”Sanık … yönünden kurulan hükmün; 10. fıkrasının 7. bendinde bulunan “16 YIL 8 AY HAPİS VE 3320,00 TL” ibaresinin “12 YIL 6 AY HAPİS VE 2500,00 TL” olarak DÜZELTİLMESİNE,” ibarelerinin yazılması,
Suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne, gönderilmesine, 08/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.