YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/311
KARAR NO : 2020/1677
KARAR TARİHİ : 09.03.2020
Adalet Bakanlığının, 15/01/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’nın beraatine dair…4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve…,….. sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/01/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 31/12/2014 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 03/02/2015 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve mercii gösterilerek 03/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği,
2- Ancak erteleme süresi zarfında 25/05/2015 tarihinde sanığın tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4-b maddesi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- Yapılan yargılama sonucunda…4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2015/462 esas, 2015/844 sayılı kararıyla “31.12.2014 tarihinde uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle kamu davasının ertelenerek denetimli serbestlik kararı verildiği bu süre içinde 25.05.2015 tarihinde uyuşturucu madde bulundurduğu böylece denetimli serbestliğe uymadığı iddiasıyla kamu davası açılmış ise de gerek sanığın tüm aşamalardaki savunması gerekse sanığın belirttiği ve olay tarihinde yani 25.05.2015 tarihinde yanında bulunan…’nın hazırlık ifadesinde açıkça uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, sanığa ait olmadığını belirttiğinden sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, sağlam, objektif delil elde edilemediği” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, erteleme süresi içerisinde sanığın kullanmak için yeniden uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle sanık hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, ancak mahkemece, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.”, 191/3. maddesinde “Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” ve 191/4-a maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesinde, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,…Hallerinde verilir.” biçiminde bir düzenlemeye yer verildiği;
Somut olayda ise, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın erteleme süresi içinde 25/05/2018 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma eylemini sabit görmeyen mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilemeyeceği, çünkü dava konusu asıl eylemin erteleme kararına esas alınan 31/12/2014 tarihli eylem olduğu, beraat kararı verilmesi durumunda uyuşturucu madde kullanmak suçuna ilişkin 31/12/2014 tarihli eylemin yaptırımsız kalacağı, mahkemece erteleme süresi içinde suç işlendiği hususunda yeterli kanaate varılamaması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilerek, sanığın denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek,…4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2015/462 esas, 2015/844 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
İnceleme konusu dosyada iddianameyle dava açılan ve yargılama konusu olan eylemin 31/12/2014 tarihli eylem olduğu, 25/05/2015 tarihli ikinci eylemin ise TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasına yasal engel bulunup sadece ilk eylemden verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olacağı,
Bu nedenle Mahkemece her iki suça ilişkin deliller birlikte değerlendirilerek, ilk suç bakımından verilmiş olan erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen ikinci suça ilişkin olarak mahkûmiyete yeterli delil bulunup bulunmadığı tespit edilip; ikinci suça ilişkin olarak mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına kanaat getirilmesi halinde, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde yer alan, erteleme süresi zarfında “tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma veya uyuşturucu madde kullanma” koşulları gerçekleşmemiş olacağından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen ilk suça ilişkin olarak yargılama şartı bulunmaması nedeniyle, yargılama şartının gerçekleşmesi beklenmek üzere CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca “durma kararı” verilmesi gerekirken, “sanığın beraatine” verilmesinin yasaya aykırı olduğu, ayrıca somut olayda Mahkemece “beraat” kararı verildiği halde esasen Mahkemenin gerçek iradesinin “durma” kararı vermek olduğunu gösterebilecek “tedbirin devam edilmesine” ilişkin bir karar da verilmediği, anlaşıldığından hükümde çelişki bulunmadığı ve beraat kararının kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmış olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; sanığın beraatine dair…4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2015/462 esas, 2015/844 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası ile 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.