YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3407
KARAR NO : 2020/5581
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER :
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 22/12/2015 tarihinde 2015/125 esas ve 2015/504 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 11/02/2019 tarihinde 2016/815 esas ve 2019/823 sayılı onama kararı ile sanık hakkında onama kararı verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemizin onama kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında özetle;
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2014 tarih ve 2014/5944 Esas ve 2014/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulduğu ancak kararda sanığın erteleme kararına itiraz hakkı ve süresi tanınmadığı, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve bu haliyle sanığın tedavi ve denetime uyma yükümlülüğü ve ihlali gerçekleşmeyeceği gibi sonraki kovuşturma aşamalarının da söz konusu olamayacağı anlaşıldığından bu karara ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11/02/2019 günlü onama kararının kaldırılması yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi için itiraz yasa yoluna başvurulması gerekmiştir” denilerek Dairemizin sanık hakkındaki ONAMA kararının kaldırılarak, söz konusu mahkeme kararının bozulması istenmiştir.
C)İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2014 tarih ve 2014/5944 esas ve 2014/57 sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle verdiği kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmuşsa da sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün süre içerisinde itiraz hakkı ve süresi tanınmadığının tespiti ile sanık hakkında düzenlenen iddianame ve yapılan kovuşturma sonrasında Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarih, 2015/125 esas ve 2015/504 karar sayılı ilamıyla hükmedilen mahkûmiyet hükmünün geçersiz olduğu görülmüştür. Bu nedenle sanık hakkındaki itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne,
2- Dairemizin 11/02/2019 tarihli 2016/815 esas ve 2019/823 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Sanık hakkındaki hükmün yeniden incelenmesinde:
Sanık hakkında, suça konu 29/01/2015 tarihli eylemi nedeniyle, ilk olarak 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 23/09/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 05/11/2014 tarihinde infazına başlandığı, sanığın 21/11/2014 tarihinde denetim görüşmesine gelmeyerek dentimini ihlal ettiği, bunun üzerine 01/12/2014 tarihinde kendisinin elden tebliğ ile uyarıldığı, daha sonra 29/01/2015 tarihindeki hastane programına katılmaması nedeniyle 10/02/2015 tarihinde ertelenme kararının kaldırılarak, açılan kamu davası üzerine yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
A- Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için 23/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın tebliğ edilmesi gerektiğinden, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
B- Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, bu çerçevede UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında; 16/04/2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/09/2014 tarihinde Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararı verildiği de gözetilerek, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde bu kararların infazda olup olmadığı veya sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik kararının bulunup bulunmadığı sorulup kesin bir şekilde belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına göre kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi,
Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 14/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.