YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3683
KARAR NO : 2020/6413
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
Adalet Bakanlığının, 25/03/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli ve 2019/66 esas, 2019/16 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 06/02/2019 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararının 22/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz hakkının gösterildiği,
2- Ancak beş yıllık erteleme süresi zarfında 26/06/2019 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle yeni bir soruşturma başlatılması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli ve 2019/66 esas, 2019/16 sayılı kararıyla “erteleme süresi içerisinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak fiili ile ilgili olarak, sanık üzerinde arama yapılmasını gerektirebilecek ölçüde yasal alt yapı ve makul şüphe bulunmadığı ve yoklama şeklindeki kontrolle suç konusu uyuşturucu maddenin bulunamayacağı bir aşamada kolluk görevlilerinin sorması üzerine sanığın montunun sol üst cebindeki uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmesinden ibaret eylem için etkip pişmanlık gösteren sanık hakkında TCK’nin 192/2 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği” gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “1-Dosya kapsamına göre;
Şüpheli hakkında, 06/02/2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12/04/2019 tarihli ve 2019/42097 soruşturma, 2019/146 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, beş yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, anılan kararın şüpheliye tebliğ edildiği,
Şüphelinin denetim süresi içerisinde 26/06/2019 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine, kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 4. fıkrasında, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır ” hükmüne yer verildiği,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun etkin pişmanlık başlıklı 192. maddesinde ” …(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir…” hükmüne yer verildiği,
Bu haliyle, sanığın kolluk tarafından yapılan yoklama şeklindeki kontrolde sorulması üzerine cebinden uyuşturucu maddeyi çıkarıp vermesi şeklindeki eyleme sanığın denetim süresinde yeniden uyuşturucu kullanmak suretiyle erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada sanığın mahkumiyetine karar verilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 192/3. maddesi uyarınca indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde;
2- Kabule göre de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde; isabet görülmemiştir.” denilerek, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli ve 2019/66 esas, 2019/16 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
1- İncelenen dosyada yargılama konusu olan suç 06/02/2019 tarihli ilk suç olup, bu suça ilişkin erteleme süresi zarfında işlenen 26/06/2019 tarihli ikinci suç TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca sadece ihlal nedeni sayılıp ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasına yasal engel bulunduğu, bu nedenle Mahkemece sanığın erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde kullandığının sabit görülmesi halinde, ilk suça ilişkin olarak dava şartı gerçekleşmiş olacağından bu ilk suça ilişkin olarak bir karar verilmesi gerekirken, ikinci suç bakımından etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak TCK’nın 192/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu,
2- Kabule göre de, Mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve takdir edilmesi sonucunda erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen ikinci suçun ihlal niteliğinde olmadığı kanaatine ulaşılması halinde, yargılamanın asıl konusunu oluşturan ilk suça ilişkin olarak yargılama şartı bulunmadığı gözetilerek, bu aşamada yargılama şartının gerçekleşmesi beklenmek üzere CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca “kamu davasının durmasına ve dava açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamına” karar verilmesi gerekirken, TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir kovuşturma konusu yapılmasına yasal engel bulunan ikinci suça ilişkin olarak “ceza verilmesine yer olmadığına” ilişkin hüküm kurulması ve “ilk suça ilişkin denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması yasaya aykırı olduğundan, hükmün karıştırılması halinde Mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan da söz edilemeyeceğinden kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli ve 2019/66 esas, 2019/16 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.