Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/3689 E. 2020/3409 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3689
KARAR NO : 2020/3409
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Adalet Bakanlığının, 16/04/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasına ilişkin Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarihli ve 2017/89 esas, 2017/345 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 07/03/2013 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Bakırköy 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/05/2014 tarihli ve 2014/87 esas, 2014/485 sayılı kararıyla 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
2- Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine yargılamaya devam edilerek, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2015 tarihli ve 2015/597 esas, 2015/608 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 23/12/2015 tarihinde kesinleştiği,
3- Daha sonra sanığın denetim süresi içinde 06/03/2016 tarihinde işlediği iddia edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçuna ilişkin mahkûmiyet kararının kesinleştiğinden bahisle hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması üzerine, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarihli ve 2017/89 esas, 2017/345 sayılı kararıyla hüküm açıklanarak, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 9. fıkrasında “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.” şeklinde bir hükme yer verildiği, keza 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenlemeler ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmında belirtilen husular birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçu ile aynı neviden olması gerektiğinden, sanığın denetim süresi içerisinde 06/03/2016 tarihinde aynı neviden olmayan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarihli ve 2017/89 esas, 2017/345 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
İnceleme konusu dosyada sanık hakkında yargılama konusu suç bakımından daha önce 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ve sanığın tedbiri ihlal ettiği için, 6545 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yargılamaya devam edilerek bir hüküm kurulması gerekirken, şartları oluşmadan 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca TCK’nın 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, niteliği itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının sanık yönünden kazanılmış hak teşkil etmediği dikkate alınarak, öncelikle bu hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre, sanık hakkında 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2015 tarihli ve 2015/597 esas, 2015/608 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen sebeplerle kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.