Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4027 E. 2020/3411 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4027
KARAR NO : 2020/3411
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Adalet Bakanlığının, 05/05/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının durmasına dair Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli ve 2019/1102 esas ve 2020/108 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 09/05/2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 17/07/2018 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararında sanığa itiraz hakkının gösterildiği ve 31/07/2018 tarihinde usulüne uygun tebliğ işleminin yapıldığı,
2- Ancak sanığın 5 yıllık erteleme süresi zarfında 27/04/2019 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle TCK’nın 191/4. maddesinin (c) bendi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak 20/08/2019 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
3- Ayrıca, sanık hakkında bu ilk ihlal nedeniyle dava açıldıktan sonra, başka savcılıktan yetkisizlikle gelen soruşturma evrakı içeriğine göre esasen sanığın ilk ihlal nedeniyle dava açılmadan önce yine 5 yıllık erteleme süresi zarfında 31/05/2019 tarihinde bir kez daha uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, bu suç nedeniyle aynı Mahkemeye 03/12/2019 tarihli iddianameyle birleştirme talepli dava açıldığı,
4- Dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli ve 2019/1102 esas ve 2020/108 sayılı kararıyla, “09/05/2018 tarihli ilk suça ilişkin olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 27/04/2019 tarihli ikinci suçla ihlal edilmiş olması nedeniyle sanığın eylemi sabit görülerek sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231. maddesi kapsamında genel hükümlere göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına” karar verildiği, ancak birleşen dosyaya konu olan 31/05/2019 tarihli suç bakımından ayrı bir değerlendirme yapılarak “suç tarihi ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar tarihi dikkate alındığında suçun denetim süresi içinde işlenmediği anlaşılmakla kovuşturma şartı gerçekleşmemiş olduğu” gerekçesiyle “kamu davasının durmasına” karar verildiği, her iki kararın da itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, Mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilmiş ise de; sanık hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/07/2018 tarihli ve 2018/23346 soruşturma, 2018/281 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın şüpheliye tebliğ edildiği ve denetimli serbestlik tedbirine başlandığı, erteleme süresi içerisinde 31/05/2019 tarihinde atılı suçu yeniden işlediğinden bahisle hakkında iddianame düzenlendiği ve Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1154 esas sayılı dosyası ile derdest iken sanığın yine erteleme süresi içerisinde işlemiş olduğu suç nedeniyle derdest incelemeye konu dosyası ile birleştirildiği, sanık hakkında suç tarihi 09/05/2018 olan eylemi yönünden mahkumiyet kararı verildiği, suç tarihleri itibariyle hukuki kesintinin oluştuğu 20/08/2019 ilk iddianameden önce erteleme süresi içerisinde işlenen iki ayrı uyuşturucu kullanma eyleminin varlığı karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesinde yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda mahkemesince 03/12/2019 iddianame tarihli birleşen dosya yönünden yargılamaya devamla 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi de nazara alınarak esasa ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli ve 2019/1102 esas ve 2020/108 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar kanun yararına bozma talebinde yalnızca birleşen dosyaya konu olan 31/05/2019 tarihli eylem bakımından verilen durma kararının bozulması talep edilmişse de, sonuç olarak sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edildiğinden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, niteliği itibarıyla sanık yönünden kazanılmış hak oluşturmayan 20/08/2019 tarihli ilk iddianameye konu olan eylemler bakımından verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup, bu karara yönelik de kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre, sanık hakkında 20/08/2019 tarihli ilk iddianameye konu olan eylemler bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli, 2019/1102 esas ve 2020/108 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen sebeplerle kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.