Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4219 E. 2020/3410 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4219
KARAR NO : 2020/3410
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Adalet Bakanlığının, 17/03/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasına dair Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2019 tarihli ve 2018/651 esas, 2019/240 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 09/06/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 02/04/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak 09/05/2014 tarihinde açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2016 tarihli ve 2014/399 esas, 2016/268 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 02/05/2016 tarihinde kesinleştiği,
2- Ancak, sanığın denetim süresi içinde 19/05/2016 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2019 tarihli ve 2018/651 esas, 2019/240 sayılı kararıyla hüküm açıklanarak, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılabileceği nazara alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesinden sonra, 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca verilen bu mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek, verilen bu kararın açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2016 tarihli kararında isabet görülmemiş ise de; aynı Mahkemenin 21/03/2019 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiğinden, önceki kararın hukuki sonuç ifade etmeyeceği cihetle, açıklanan kararın kanun yararına bozma yönünden değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek, verilen bu kararın sanıgeri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği nazara alındığında; Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği halde, açıklanan hüküm ile sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2019 tarihli ve 2018/651 esas, 2019/240 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
15/03/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında, suçu sabit görülen sanık hakkında bir cezaya hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesinin yanlış uygulanması suretiyle, 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca hüküm niteliğinde olmayan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması yasal olarak imkansız olduğundan, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının da mümkün olmadığı, zira ortada açıklanabilecek bir hüküm bulunmadığı, bu şekilde bir hukuka aykırılığın giderilebilmesi için öncelikle 15/03/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulması gerektiği anlaşılmış olup, bu karara yönelik de kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2016 tarihli ve 2014/399 esas, 2016/268 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen sebeplerle kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.