YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4225
KARAR NO : 2020/3412
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
Adalet Bakanlığının, 10/06/2020 tarihli yazısı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü … hakkında yasaklanmış haklarının bulunmadığının tespitine ilişkin İstanbul (Kapatılan CMK 250. Maddesi İle Görevli) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2018 tarihli ve 2009/266 esas, 2009/290 sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/06/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Hükümlünün 08/10/1997 tarihli uyuşturucu madde ticareti suçundan dolayı 5 yıl ağır hapis ve 2.150.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 27/03/2002 tarihli ve 1997/318 esas, 2002/63 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükmün infazının 23/03/2013 tarihinde tamamlandığı,
2- Hükümlünün 12/10//2018 tarihli dilekçeyle yasaklanmış haklarının geri verilmesini talep etmesi üzerine, İstanbul (Kapatılan CMK 250. Maddesi İle Görevli) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2018 tarihli ve 2009/266 esas, 2009/290 sayılı ek kararıyla “hükümlü hakkındaki hapis cezası tamamen infaz edildiğinden, herhangi bir hak yoksunluğunun bulunmadığına, 5237 Sayılı TCK’nın 53. Maddesi ile getirilen hak yoksunluğunun, hapis cezasının infaz edilmesiyle kendiliğinden ortadan kalktığına ve yasaklanmış hakkının bulunmadığının tespitine” karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanığın teşekkül halinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan almış olduğu mahkûmiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun’un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince hükümlünün cezasının bihakkın tahliye tarihi olan 23/03/2013 tarihinde infaz edilmiş sayılması nedeniyle, bu tarihten itibaren belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma cezası ve güvenlik tedbirlerinin sona ereceğinden bahisle memnu haklarının bulunmadığının tespitine ilişkin karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunulabileceği ve hakkındaki adlî sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul (Kapatılan CMK 250. Maddesi İle Görevli) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2018 tarihli ve 2009/266 esas, 2009/290 sayılı ek kararının bozulması istenmiştir.
C) Konuyla İlgili Hukuksal Düzenlemeler:
a) 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun “Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi” başlıklı 13/A maddesinin 1. fıkrası:
(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir.
b) 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun “Adlî Sicil Bilgilerinin Silinmesi” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi:
(1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,…Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
c) 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun “Adlî Sicil ve Arşiv Bilgilerinin Silinmesi” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası:
Arşiv bilgileri;
a) İlgilinin ölümü üzerine,
b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,
2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,
c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.
Ç) Konunun Değerlendirilmesi:
Somut olayda, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükmedilen cezanın infazının tamamlanarak 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesi gereğince arşiv kaydına alındığı anlaşılmıştır.
Daha sonra, hükümlünün yasaklanmış haklarının geri verilmesini talep etmesi üzerine, her ne kadar Mahkemece “yasaklanmış haklarının bulunmadığının tespitine” karar verilmişse de,
Hükümlülük kararında açıkça hükmedilmese bile bir suçtan mahkûmiyetin doğal neticesi olarak Anayasanın 76. maddesi ve diğer özel kanunlarda yer alan “seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma”, “kamu hizmetlerinden yasaklanma”, “memuriyetten mahrumiyet” gibi, bir suçtan mahkûmiyetin sonucu olan hak yoksunluklarının yasak hakların geri verilmesi yoluyla giderilebileceği, somut olayda da hükümlü hakkında infaz edilerek arşiv kaydına alınmış olan mahkûmiyetin yukarıda bahsedilen hak yoksunluklarına yol açacağı cihetle,
Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün doğal sonucu olarak yasaklanan haklarının geri verilmesi talebinde bulunan hükümlünün hukukî durumunun 5352 sayılı Yasanın 13/A maddesinde belirtilen şartlar ışığında değerlendirilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçeyle “yasaklanmış haklarının bulunmadığının tespitine” karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; yasaklanmış haklarının bulunmadığının tespitine ilişkin İstanbul (Kapatılan CMK 250. Maddesi İle Görevli) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2018 tarihli ve 2009/266 esas, 2009/290 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.