YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4291
KARAR NO : 2020/7564
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
Mahkeme : KONYA 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar Ayşe ve Menderes müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan CMK’nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.
Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira fiil tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemeler dikkate alındığında, CMK’nın 139. maddesinin 4. fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine CMK’nın “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, 05/08/2015 olan fiil tarihi itibariyle sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK’nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmış, mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ve sanıkların savunmalarına dayandırılmış, CMK’nın 140. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde alınmış karar bulunmadığından, teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemleri hükme esas alınmamıştır.
CMK’nın 217. maddesine göre sanığa atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;
1)Suçun sübutunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma – temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının araştırılması, adli kolluk görevlisi ise tanık olarak dinlenilip tutanak içeriği okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilerek, sanıkların savunmaları da dikkate alınarak, haklarında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, hüküm kurulması,
3)Kabule göre de;
a)Lehe olan suç tarihindeki 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki düzenlemede, TCK’nın 188/4. maddesinin bir fıkra halinde düzenlendiği, (a) ve (b) şeklinde bentlerin bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun değişikliği ile getirildiği gözetilmeden, sanık … hakkında ele geçen maddenin “eroin” olması nedeni ile temel ceza üzerinden ½ oranında artırım uygulanırken, uygulama maddesinin, “TCK’nın 188/4. maddesi” yerine, “TCK’nın 188/4-a maddesi” olarak gösterilmesi,
b)Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 16/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.