Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4589 E. 2020/7069 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4589
KARAR NO : 2020/7069
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

Adalet Bakanlığının, 02/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 17/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2014 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2014/49 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
Ancak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğine rağmen tedbirin infazına başlamayarak yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2015 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2015/403 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/105 esas, 2015/488 sayılı kararıyla, sehven yasaya aykırı olarak, TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Ancak sanığın Mahkemece uygulanmasına karar verilen bu tedbirin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce bildirilmesi üzerine, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
2- Sanığın 06/12/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda ise, önce Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/15764 soruşturma, 2015/496 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı,
Ancak yapılan yargılama sonucunda Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2015 tarihli ve 2015/277 esas, 2015/251 sayılı kararıyla, “06/12/2014 tarihli suçun, 17/05/2014 tarihli suç bakımından verilmiş olan 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu” gerekçesiyle “davanın düşmesine” karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Bunun üzerine 06/12/2014 tarihli suç bakımından Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2015 tarihli ve 2015/4895 soruşturma, 2015/1518 sayılı iddianamesiyle tekrar dava açılarak, 17/05/2014 tarihli suça ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/105 esas sayılı dosyasında derdest olan davayla birleştirme talep edildiği,
Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli ve 2015/334 esas, 2015/450 sayılı kararıyla 06/12/2014 tarihli suça ilişkin davanın, 17/05/2014 tarihli suça ilişkin 2015/105 esas sayılı davayla birleştirilmesine karar verildiği,
Ancak daha sonra da davanın tefrik edilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2017 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı ek kararın, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,
Somut incelemesi konu olayda, sanık hakkında itiraz hakkı olduğu bildirilmeden kesin olarak verilen Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesin olarak verildiği ve sanığa tebliğ edilmediği, bu haliyle itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında 17/05/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 19/09/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine kesin olarak karar verildiği, daha sonra da sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
06/12/2014 tarihli suç bakımından ise, “bu suçun 17/05/2014 tarihli suç bakımından verilmiş olan 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu” belirtilerek birleştirme talepli dava açıldığı halde Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararıyla bu suça ilişkin olarak da sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış olup,
TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yasal engel bulunan 06/12/2014 tarihli suç bakımından sanığın mahkûmiyetine karar verilmesine ilişkin olarak;
Ayrıca yargılamanın asıl konusunu oluşturan 17/05/2014 tarihli suç bakımından 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesine ilişkin olarak,
Kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararına ve Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen hususlarda kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 09.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.