Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4740 E. 2020/7065 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4740
KARAR NO : 2020/7065
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

Adalet Bakanlığının, 06/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine dair Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ve 2019/584 esas, 2020/36 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 23/09/2008 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/10/2009 tarihli ve 2009/388 esas, 2009/801 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 14/10/2009 tarihinde kesinleştiği,
2- Sanığın tedbirin infazı sırasında 11/03/2010 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan suç duyurusu üzerine, ihlal teşkil eden bu suç nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/07/2010 tarihli ve 2010/405 esas, 2010/773 sayılı kararıyla sanık hakkında bu suçtan dolayı da TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
3- Bununla birlikte sanığın tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerine aykırı davrandığı gerekçesiyle tedbir dosyasının kaydı kapatılarak Mahkemesine gönderildiği ve yargılamaya devam edilmesi sonucunda Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/02/2011 tarihli ve 2010/1480 esas, 2011/164 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
4- Hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/4419 esas, 2016/2584 sayılı ilamı ile 6545 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmak üzerine bozma kararı verildiği,
5- Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Kahramanmaraş (kapatılan) 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2016 tarihli ve 2016/298 esas, 2016/433 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
6- Ancak sanığın denetim süresi içinde işlediği iddia edilen mala zarar verme suçundan mahkûmiyet hükmünün kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, hüküm açıklanarak Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ve 2019/584 esas, 2020/36 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmı ile “….bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir…” şeklinde değinildiği üzere, dosya kapsamına göre, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 08/09/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15/12/2016 tarihinde aynı neviden olmayan tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme ve terfik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek suçu ile aynı neviden olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ve 2019/584 esas, 2020/36 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar hükmün açıklanma koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuşsa da,
23/09/2008 tarihli ilk suça ilişkin olarak verilmiş olan 06/10/2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında, sanığın 11/03/2010 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine yapılan suç duyurusu sonucunda, önceki tedbirin ihlali niteliğinde olan 11/03/2010 tarihli suç nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma talebine konu olan 11/03/2010 tarihli suç bakımından 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yargılama koşulu bulunup bulunmadığı hususunda kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ve 2019/584 esas, 2020/36 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 09.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.