Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5371 E. 2021/12687 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5371
KARAR NO : 2021/12687
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

Mahkeme : ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : a) Mahkûmiyet: Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesi,
16/01/2020 – 2019/239 esas ve 2020/27 karar
b) İstinaf başvurusunun esastan reddi; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25/03/2020 tarih, 2020/586 esas ve 2020/614 sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca adli para cezasının 24 ayda 24 eşit taksitte ödenmesine karar verildikten sonra “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin” ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarının” belirtilmesi gerektiği gözetilmeden kararda “5275 sayılı Kanunun 106/3. fıkrası gereğince adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis
cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin bilinmesine,” şeklinde karar verilerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25/03/2020 tarihli 2020/586 esas ve 2020/614 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
İlk derece mahkemesi hükmünün; sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birer aylık eşit aralıklar ile 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmesine, 30/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.