Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/539 E. 2020/2700 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/539
KARAR NO : 2020/2700
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

Adalet Bakanlığının, 13/02/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’in mahkûmiyetine dair İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2016/537 esas, 2017/638 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/02/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 20/06/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 30/07/2015 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, itiraz hakkı ve mercii gösterilmek suretiyle kararın 20/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği,
Sanığın 29/09/2015 tarihinde tedbirin infazına başladığı, ancak infaz aşamasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle 17/03/2016 tarihinde tedbir dosyasının kaydı kapatıldığı ve kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 11/04/2016 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/01/2019 tarihli ve 2018/759 esas, 2019/44 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/682 esas, 2019/1693 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise, sanık hakkında, 02/12/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 03/05/2016 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ancak infaz aşamasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle 14/12/2016 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2016/537 esas, 2017/638 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tefhim edildiği ancak yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesinde yer alan. ”Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde salın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanık

hakkında 20/06/2015 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2016 tarihli ve 2015/90334 soruşturma. 2016/16642 esas. 2016/13353 sayılı iaddianamesi ile denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyulmadığı gerekçesiyle kamu davasının açılmasını müteakip İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve 2018/759 esas, 2019/44 sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın incelenen dosyada 02/12/2015 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/537 esas. 2017/638 sayılı 21/12/2017 tarihli kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, mevcut incelenen dosyadaki suç tarihinin 02/12/2015 olması ve bu suçun önceki 20/06/2015 tarihli suça ilişkin olarak verilmiş olan 30/07/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olması karşısında. Cumhuriyet Savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip ihbarda bulunması gerekirken kamu davası açılarak hataya düşüldüğü gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2016/537 esas, 2017/638 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın kanun yararına bozma talebine konu olan 02/12/2015 tarihli suçu, 20/06/2015 tarihli önceki suça ilişkin 30/07/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi zarfında işleyip işlemediği araştırılarak, bu suçu önceki tedbirin infazı sırasında işlediğinin tespit edilmesi halinde, daha önce tedbir uygulanan ilk suça ilişkin olarak İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada mahkûmiyet kararı verilmiş olduğu gözetilerek, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesiyle değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2016/537 esas, 2017/638 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.