YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5406
KARAR NO : 2020/4569
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
Mahkeme : KARS 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiğnin gözetilmemesi,
2-Bozmaya uyulduğu halde; Kars Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nün 30.03.2017 tarihli müzekkeresine göre sanık hakkında 2012/135 sayılı denetimli serbestlik dosyası bulunduğu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına suç tarihi olan 26.11.2012 den önce 19.11.2012 de başlandığı ve tedbire uyulması nedeniyle 08.04.2014 de infazının tamamlandığı belirtilmiş olmasına rağmen, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5 maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre ;
3- Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.05.2017 tarihli, 2017/68 esas ve 2017/176 sayılı kararı ile sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle 6545 sayılı yasa ile değişik 5320 sayılı yasanın geçici 7/2. maddesi gereğince Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesindeki koşullar aranmaksızın TCK 191. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durum karşısında sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine tabi olmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4. maddesinde yer alan düzenlemede belirtilen “tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması veya uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” hallerinde verilen mahkumiyet hükmü nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden sanık hakkında Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.03.2018 tarih, 2018/196 esas ve 2018/210 sayılı kararı ile “kamu malına zarar verme” suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ihbar kabul ederek hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 30.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.