YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5436
KARAR NO : 2020/4346
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
Mahkeme : MERSİN 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Davanın reddi (sanık … yönünden)
2) Mahkûmiyet (diğer sanıklar yönünden)
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1) Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yokluğunda verilip, genel vekaletname ile veya CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii ile temsil edilmeyen sanığa, 29/02/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edilmediği anlaşılmış olup, birleşen dosyada sanığı zorunlu müdafii olarak temsil etmekle birlikte, temyize konu ana dosya üzerinden yürütülen yargılamada, CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafii olarak görevlendirilmediğinden sanığı temsil etmeyen Av. …’ye 21/01/2016 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik Av. … tarafından yasal süresinden sonra 18/02/2016 tarihinde yapılan temyiz isteminin, “müdafii” olarak sanığı temsil yetkisi de bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında verilen “davanın reddi ” kararına yönelik sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemi üzerine yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, dosyadaki belge ve bilgiler ile mahkemenin gösterdiği gerekçeye göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3) Sanıklar …, hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, hükümden önce 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı iptal kararının ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya kapsamından, sanıklar …, … ve … bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işledikleri anlaşıldığı halde, haklarında TCK’nın 43. maddesi uyarınce zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması;
Dosyada yer alan 11/09/2012 tarihli olaya ilişkin iletişimin tespiti tutanakları ve olay tutanağının içeriğinden, sanık …’in iş yerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile sanık …’ın, …’in işyerine uğradıktan sonra takip sırasında yere atarak kaçtığı uyuşturucu maddelerin, sanık … …’e ait olduğu anlaşıldığından, sanık …’in aşamalardaki savunmaları ile suç ortağı olan … …’in suçunu ortaya çıkardığından bahsedilemeyeceği gözetilmeden, sanık … hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar …, ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
4)Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya kapsamından, sanık …’in, hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen … ile birlikte kaldıkları …’e ait ikamette 07/09/2012 tarihinde yapılan aramada, ele geçirilen maddelerin TCK’nın 188. maddesi kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu veya uzmanlık raporunun dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususta alınmış bir rapor varsa aslı veya denetime imkan verecek şekilde onaylı örneğinin dosya içerisine konulması, böyle bir rapor yok ise ele geçen maddeler adli emanetten temin edilerek uzman bir kurumdan rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 325. maddesi uyarınca hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık …’a bozmanın SİRAYETİNE, 28/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.