Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5755 E. 2020/4274 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5755
KARAR NO : 2020/4274
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 – 2017/275 esas, 2019/24 karar sayılı, sanıklar Baran, …, … ve … hakkında; mahkûmiyet, sanık … hakkında; beraat hükümleri
2- Sanıklar … ve … hakkındaki hükümler yönünden; istinaf taleplerinin düzeltilerek esastan reddi
Sanıklar …, … ve … hakkındaki hükümler yönünden; istinaf taleplerinin esastan reddi

Sanık …’ın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların nitelikleri ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair kararın incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek,Sanık hakkında yargılamaya konu iddianamede, 04/04/2017 tarihli ikamet aramasında ele geçirilen maddelere ilişkin olarak herhangi bir fiil anlatımı bulunmadığından bu hususta zamanaşımı süresince işlem yapılabileceği mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
B- Sanıklar … ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararların incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönlerine ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki tahliye talebinin reddine,
C- Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine dair kararın incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu Sanık …’ın temyiz talebinin ise hükmün hukuki yönüne ilişkin olmadığı değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz dilekçeleri ile anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Gizli soruşturmacı sivil giyimli kolluk görevlilerinin; 16/02/2017 ve 19/02/2017 tarihlerinde sanıktan uyuşturucu madde satın aldıklarının anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; kolluk görevlilerinin gerçek iradesinin uyuşturucu madde satın alma değil, suçu ve failini belirleyecek suç delilini elde etme olduğu, gerçek anlamda bir “alım – satım” söz konusu olmadığı, sanığın hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” suçunu oluşturduğu dolayısı ile zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı gibi herbir eylem nedeniyle ayrı ayrı yapılacak uygulama sonucu belirlenen cezalardan ağır olanı tespit edilerek hüküm kurulması gerektiği kabul edilerek;
1- Tüm dosya kapsamından; 16/02/2017 tarihli eylemde, sanığın diğer sanık … … ile kimlikleri tespit edilemeyen 2 şahısla birlikte toplam 4 kişi birlikte ele geçirilen kokaini satışa arz ettiklerinin ve TCK’nın 188/5. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 188/5. maddesi çıkartılarak istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanığın 16/02/2017 tarihli eylemde birlikte hareket ettiklerini beyan ettiği tanık … hakkında kararın kesinleşmesi beklenmeden suç duyurusunda bulunulması, soruşturmanın akıbetinin araştırılıp dava açılması halinde gerektiğinde dosyalar birleştirilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- C-2 nolu bozma sonucunun yerine getirilmesi sonucunda sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi halinde; yukarıda anlatıldığı üzere herbir eylem nedeniyle ayrı ayrı yapılacak uygulama sonucu belirlenen cezalardan ağır olanı tespit edilerek hüküm kurulması gerektiğinden;
16/02/2017 tarihli olaya ilişkin olarak TCK’nın 188/3, 188/4-a , 188/5 ve 192/3. maddelerinin uygulanmak suretiyle belirlenecek cezanın, sanığın diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte hareket ederek esrarı satışa arz ettikleri sabit olan 19/02/2017 tarihli eyleme ilişkin olarak TCK’nın 188/3 ve 188/5. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın ağır olanı tespit edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23/01/2020 – 2019/953 esas ve 2020/81 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, suçun niteliğine, tutuklu kalınan süreye, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
D- Sanık … … hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine dair kararın incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu, değerlendirilerek,
Gizli soruşturmacı sivil giyimli kolluk görevlilerinin; 16/02/2017, 18/02/2017, 19/02/2017 ve 21/02/2017 tarihlerinde sanıktan uyuşturucu madde satın aldıklarının anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; kolluk görevlilerinin gerçek iradesinin uyuşturucu madde satın alma değil, suçu ve failini belirleyecek suç delilini elde etme olduğu, gerçek anlamda bir “alım – satım” söz konusu olmadığı, sanığın hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” suçunu oluşturduğu, dolayısıyla zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı gibi herbir eylem nedeniyle ayrı ayrı yapılacak uygulama sonucu belirlenen cezalardan ağır olanı tespit edilerek hüküm kurulması gerektiği kabul edilerek;
Tüm dosya kapsamından; sanık hakkında gizli soruşturmacılara kokain satılması sebebiyle ağır olduğu anlaşılan 16/02/2017 tarihli eylemde, sanığın diğer sanık … ile kimlikleri tespit edilemeyen 2 şahısla birlikte toplam 4 kişi birlikte ele geçirilen kokaini satışa arz ettiklerinin ve TCK’nın 188/5. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 188/5. maddesi çıkartılarak istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23/01/2020 – 2019/953 esas ve 2020/81 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, suçun niteliğine, tutuklu kalınan süreye, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.