Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6151 E. 2020/3659 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6151
KARAR NO : 2020/3659
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

Mahkeme : BAKIRKÖY 15. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Suç tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/7224 sayılı yazılarında müşteki Volkan Baydar’ın dolandırılması olayının şüphelisi olan ve hazır edilmesi istenilen … …’ın … adresinde olduğunun tespiti üzerine söz konusu adrese gelindiği, adresin lambalarının açık olduğunun görüldüğü, ikametin bir süre dışardan izlendiği, bir süre sonra binadan çıkan sanığının şüpheli tavırlar sergilemesi üzerine üst aramasının yapıldığı ve uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmış, suç tarihinde olay yeri ve zamanını kapsayan “önleme arama kararı” veya CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adlî arama kararı” ya da savcılıktan yazılı arama emri dosya içinde bulunmadığından, önleme arama kararı, adli arama kararı ya da yazılı adli arama emri bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayininin gerekmediği,ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl olarak değiştirildiği, sanık savunmasının alındığı ve karar tarihi olan 23/12/2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- Adli emanetin 2014/1753 sırasında kayıtlı sanıktan ele geçen 1000 TL ve 4 USD paranın uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığa iadesi yerine, müsaderesine karar verilmesi,
5-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alınan ve incelemeden arta kalan uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; 16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.