YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6429
KARAR NO : 2020/3572
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 19/07/2012 tarihinde verilen 2010/1727 esas ve 2010/97 sayılı kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 31/12/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/07/2010 tarihli, 2010/19547 soruşturma, 2010/13765 esas ve 2010/9819 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08/10/2010 tarihli, 2010/1727 esas ve 2010/97 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09/11/2010 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
2-Silivri Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 11/05/2012 tarihli ve 2010/811 DS sayılı yazısı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kanun yararına bozma istemine konu 19/07/2012 tarihli, 2010/1727 esas ve 2010/97 sayılı ek kararı ile; sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun hareket etmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, kararın 10/10/2012 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında,
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191/2. maddeleri gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08/10/2010 tarihli ve 2010/1727 esas, 2010/97 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğunun anlaşılması sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19/07/2012 tarihli ve 2010/1727 esas, 2010/97 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince cezaya hükmedildikten sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19/07/2012 tarihli ve 2010/1727 esas, 2010/97 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi ve Karar :
Sanık …’in, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08/10/2010 tarihli ve 2010/1727 esas, 2010/97 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın infazını takiben İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19/07/2012 tarihli ve 2010/1727 esas, 2010/97 sayılı ek kararı ile sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına gore; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi gereğince hapis cezasıyla birlikte aynı kanunun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19/07/2012 tarihli ve 2010/1727 esas, 2010/97 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.