Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6602 E. 2020/4931 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6602
KARAR NO : 2020/4931
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma
2- Kenevir ekme
Hükümler : 1- Sanıklar …, …, …, …,… ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
2- Sanıklar …, … ve … hakkında kenevir ekme suçundan mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanıklar …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde :
Adli emanetin 2013/1538 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin müsaderesi konusunda mahkemece her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında “28.10.2013” olan suç tarihinin “28.02.2014” olarak hatalı yazılması,
2- Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan Kanun maddesinin “TCK’nın 52/4. maddesi” yerine “TCK’nın 52/2. maddesi” olarak gösterilmesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafileri ile sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanıklar yönünden “28.10.2013” olarak yazılması,
2- Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkralarından “TCK’nın 52/2. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi” ibaresinin yazılması,
3- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkralarından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasadaki değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesinde :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 28.10.2013 tarihli 4. olay yönünden sanığın eylemi sabit olmakla birlikte; sanığın 08.10.2013 tarihli 3. olayda dikili ve kurumaya bırakılmış halde ele geçirilen kenevirlerle ilgisi olduğuna dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ikinci bir eylemi de tespit edilemediği, bu nedenle tek olan eyleminin bir suç oluşturduğu ve zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden; sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan Kanun maddesinin “TCK’nın 52/4. maddesi” yerine “TCK’nın 52/2. maddesi” olarak gösterilmesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında kenevir ekme suçundan verilen hükmün incelenmesinde :
Sanığın savunmasının aksine, 08.10.2013 tarihli 3. olayda dikili ve kurumaya bırakılmış halde ele geçirilen kenevirlerle ilgisi olduğuna, 28.10.2013 tarihli 4. olayda ise sanık …’nın ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık tarafından ekildiğine ilişkin maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesinde :
28.10.2013 tarihli 4. olayda sanık …’nın ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerin, 08.10.2013 tarihli 3. olay kapsamında ele geçen kenevirlerden elde edildiğine ve sanığın 08.10.2013 tarihli 3. olayda dikili ve kurumaya bırakılmış halde ele geçirilen kenevirlerle ilgisi olduğuna, üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
E- Sanıklar … ve … hakkında kenevir ekme suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde :
1- 31.07.2013 tarihli 1. olaya ait olay muhafaza altına alma ve imha tutanağı aslı veya onaylı örneği denetime olanak sağlayacak biçimde getirtilmeden, onaysız fotokopisine dayanılarak sanıklar hakkında hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 169. maddesine aykırı davranılması,
2- 31.07.2013 tarihli 1. olayda ele geçtiği belirtilen toplam 157.300 kök kenevire ilişkin uzmanlık raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; söz konusu belgenin aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulmadan sanıklar hakkında karar verilmesi,
3- (D) harfi ile gösterilen bozma sebebi de dikkate alınarak, (1) ve (2) numarada belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, sonucuna göre sanık … hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının taktir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu temel cezanın anılan madde uyarınca artırılması,
4- Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/244 esas ve 2014/616 karar sayılı dosyasında, sanık … hakkında 31.07.2013 tarihli 1. olayla ilgili yargılama yapılıp beraat kararı verildiği anlaşılmakla, bu dosyanın aslı veya onaylı örneği denetime imkan verecek şekilde getirtilip dosya içerisine konulup, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık …’ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,
06.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.