YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7305
KARAR NO : 2020/6029
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/03/2018 tarihli, 2017/353 esas ve 2018/181 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 23/08/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 10/04/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 08/06/2017 tarihli, 2017/82589 soruşturma, 2017/22041 esas ve 2017/18573 sayılı iddianame ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede şüpheli hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/147138 sayılı soruşturma dosyasında 05/11/2014 tarihinde beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle 06/05/2015 tarihli iddianame ile İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesine 2015/362 esas ile kamu davası açıldığı, 06/05/2015 tarihinde dava açıldıktan sonra 10/04/2017 tarihinde işbu suçu işlediği, TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan dava açılması gerektiği hususunun da belirtildiği,
2- İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/12/2015 tarihli ve 2015/362 esas, 2015/775 sayılı kararı incelendiğinde; sanık …’nün CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın 24/12/2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
3- Kanun yararına bozma istemine konu İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/03/2018 tarihli ve 2017/353 esas, 2018/181 sayılı kararı ile, sanığın 11/09/2014 tarihli eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/12/2015 gün ve 2015/362 esas, 2015/775 karar sayılı ilamı ile sanığın beraatine karar verildiği, bu suretle sanık hakkında doğrudan kamu davası açılma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın 20/04/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli …’nün beraatine dair İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/03/2018 tarihli ve 2017/353 esas, 2018/181 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, mahkemece, sanığın daha önce gerçekleştirdiği 11/09/2014 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/362 esas sayılı dosya ile dava açıldığından bahisle doğrudan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 6545 sayılı yasa ile değişik 191/6 maddesi delaletiyle 191/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, 11/09/2014 tarihli eylem nedeniyle yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/12/2015 gün ve 2015/362 esas, 2015/775 karar sayılı ilamı ile sanığın beraatine karar verildiği, bu suretle sanık hakkında doğrudan kamu davası açılma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 223/2-a. maddesi uyarınca 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemeler karşısında, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun sonuç ve biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, beraat kararı verilerek dosyanın kesin olarak sonuçlandırılmasında isabet görülmemiştir” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/353 esas, 2018/181 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sanık … hakkında, daha önce 11/09/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/362 esas sayılı dosya ile dava açıldığı gerekçesiyle doğrudan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 6545 sayılı yasa ile değişik 191/6 maddesi delaletiyle 191/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, 11/09/2014 tarihli eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 75. (Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/12/2015 gün ve 2015/362 esas, 2015/775 karar sayılı ilamı ile sanığın beraatine karar verildiği, bu suretle sanık hakkında doğrudan kamu davası açılma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/353 esas, 2018/181 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 223/2-a. maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştir.
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.”, aynı Kanun’un 223/2-a maddesinde, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması … hallerinde verilir” düzenlemesine yer verildiği ve aynı maddenin 8. fıkrasında “Türk Ceza Kanun’unda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemeler karşısında; somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, beraat kararı verilerek dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle,
Sanık hakkında açılan kamu davasında durma kararı verilerek, kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden , beraat kararı verilerek dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/353 esas, 2018/181 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
21/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.