Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/780 E. 2020/2872 K. 06.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/780
KARAR NO : 2020/2872
KARAR TARİHİ : 06.07.2020

Adalet Bakanlığının, 20/02/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasına dair Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2017 tarihli ve 2017/680 esas, 2017/1053 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/02/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 02/10/2007 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/657 esas, 2008/115 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
Hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04/09/2014 tarihli ve 2010/30025 esas, 2014/6647 sayılı ilamıyla 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yapılmak üzere bozma kararı verildiği,
2- Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli ve 2014/1119 esas, 2014/532 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 02/12/2014 tarihinde kesinleştiği,
3- Ancak sanığın denetim süresi içinde 12/06/2015 tarihinde işlediği iddia edilen “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2017 tarihli ve 2017/680 esas, 2017/1053 sayılı kararıyla hüküm açıklanarak sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tefhim edildiği ancak yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmı ile “….bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir…” şeklinde değinildiği üzere, dosya kapsamına göre, Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 02/12/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/06/2015 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek suçu olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2017 tarihli ve 2017/680 esas, 2017/1053 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar hükmün açıklanmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuşsa da, öncelikle suç tarihi olan 02/10/2007 tarihinde işlemeye başlayan dava zamanaşımı süresinin, 04/12/2007 tarihinde dava açılmasından sonra 03/04/2008 tarihli mahkûmiyet hükmüyle kesildiği ve bu tarihten itibaren tekrar işlemeye başladığı, bununla birlikte Dairemizin bozma kararı sonrası verilen 06/11/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02/12/2014 tarihinde kesinleşmesinden, ikinci suçun işlendiği 12/06/2015 tarihine kadar 6 ay 12 gün süreyle durduğu, gözetilerek yapılan incelemede,
Zamanaşımını kesen son işlem olan 03/04/2008 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren tekrar işlemeye başlayan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararının verildiği 26/09/2017 tarihine kadar herhangi bir kesintiye uğramadan dolmuş olması nedeniyle kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2017 tarihli ve 2017/680 esas, 2017/1053 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen sebeple kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 06.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.