Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/782 E. 2020/2706 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/782
KARAR NO : 2020/2706
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

Adalet Bakanlığının, 27/02/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine dair Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/315 esas, 2018/324 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/03/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 02/03/2007 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, Nizip Sulh Ceza Mahkemesinin 08/12/2010 tarihli ve 2007/468 esas, 2010/1146 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 11/02/2011 tarihinde kesinleştiği,
2- Ancak sanığın uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğine rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği gerekçesiyle 10/05/2011 tarihinde tedbir dosyasının kaydının kapatıldığı ve yargılamaya devam edilmesi sonucunda Nizip Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2012 tarihli ve 2011/579 esas, 2012/392 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22/05/2012 tarihinde kesinleştiği,
3- Daha sonra sanığın denetim süresi içinde 19/08/2014 tarihinde işlediği iddia edilen kasten yaralama suçundan dolayı mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesini müteakip, hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması üzerine, Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/315 esas, 2018/324 sayılı kararıyla hükmün açıklandığı ve TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 26/12/2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “1-Dosya kapsamına göre, sanığın üzerinde yapılan aramada uyuşturucu madde bulunmadığı gibi kanında veya idrarında da uyuşturucu madde bulunduğuna dair herhangi bir rapor alınmadığı, sanığa yüklenen suçu doğrular nitelikte herhangi bir beyan delili de bulunmadığı cihetle, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kabule göre de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen kararının kesinleşmesi şartıyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayda, sanığın müsnet suçu 02/03/2007 tarihinde işlediği, 21/05/2008 günü mahkeme huzurunda savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 12/04/2012 tarihinde verilip 22/05/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 19/08/2014 tarihinde yeniden suç işlediği, sanığın savunmasının alındığı 21/05/2008 günü işlemeye ./..

başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 22/05/2012 ilâ 19/08/2014 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 19/08/2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı anlaşılmakla; 02/03/2007 tarihinden 21/11/2018 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınmadan davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” denilerek, Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/315 esas, 2018/324 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
(1) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:
Sanığın, suç tarihi olan 02/03/2007 tarihinde diğer sanıklar Eyüp Doğruer ve Engin Deniz’den ele geçirilen esrar ve eroini bu sanıklarla birlikte kullandığı kanaatine ulaşılarak Mahkemece delil değerlendirmesi ve delil takdiri kapsamında mahkûmiyet kararı verildiği, bu nedenle delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesine ve mahkemenin takdirine ilişkin hukuka aykırılık kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna konu olamayacağından, sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:
Suç tarihi olan 26/07/2007 tarihinde işlemeye başlayan dava zamanaşımı süresinin, 09/12/2007 tarihinde dava açılmasından sonra sanığın Mahkeme huzurunda ilk savunmasının alındığı 21/05/2008 tarihinde kesildiği ve bu tarihten itibaren tekrar işlemeye başladığı, bununla birlikte 08/12/2010 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 11/02/2011 tarihiyle tedbirin ihlal edildiği 10/05/2011 tarihi arasında 2 ay 28 gün süreyle durduğu, yine 12/04/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22/05/2012 tarihinde kesinleşmesinden, ikinci suçun işlendiği 19/08/2014 tarihine kadar 2 yıl 2 ay 29 gün süreyle durduğu gözetilerek yapılan incelemede,
Zamanaşımını kesen son işlem olan 21/05/2008 tarihli mahkeme sorgusundan itibaren tekrar işlemeye başlayan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, duran süreler eklendiğinde dahi hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararının verildiği 21/11/2018 tarihine kadar herhangi bir kesintiye uğramadan dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlerle, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/315 esas, 2018/324 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, kamu davasının DÜŞMESİNE, ve hükmolunan cezanın bütün sonuçlarıyla ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.