YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8866
KARAR NO : 2021/2052
KARAR TARİHİ : 11.02.2021
Mahkeme :KIRIKHAN 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar :1-İzinsiz kenevir ekme 2-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler :Mahkumiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu isteğinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca itirazlarla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-)Sanık hakkında izinsiz kenevir ekme suçundan kurulan mahkumiyet hüknünün incelenmesinde;
1- Sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen 3 kök dikili kenevire ilişkin uzmanlık raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; söz konusu belgenin aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın 18/06/2015 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu M.K.Ü. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu raporu gözetilerek, sanığın akıl sağlığı yönünden cezai ehliyetinin olup olmadığı hususunda tereddüt bulunması nedeniyle, sanığın daha önce tedavi gördüğü kurumlardan teşhis ve tedaviyi gösteren hasta tedavi müşahade kağıdı, epikriz gibi tüm belgelerin celp edilip dosyanın onaylı sureti ve bu
belgelerle birlikte Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine sevki sureti ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığına, söz konusu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/150 esas ve 2011/615 karar sayılı ilamı ile doğrudan verilen 1660 Türk Lirası adli para cezasının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka sabıkası da bulunmadığı anlaşılmakla, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
4-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5-Adli emanetin 2013/27 sırasında kayıtlı üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddelerin TCK’nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesi yerine TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
6-Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alınan uyuşturucu maddelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 11/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.