Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/903 E. 2020/3415 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/903
KARAR NO : 2020/3415
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Adalet Bakanlığının, 27/02/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/272 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/03/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 28/09/2018 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarihli ve 2018/509 esas, 2018/463 sayılı kararıyla, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağından bahisle sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına karar verildiği, kararın 13/11/2018 tarihinde kesinleştiği,
2- Daha sonra sanığın denetim süresi içinde 17/01/2019 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/272 sayılı kararıyla, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağından bahisle sanığın TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, karar kesinleştiğinde sanık hakkında daha önceki suçundan dolayı verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunulmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
3- Ancak, ilk suça ilişkin açıklanması geri bırakılan hüküm henüz açıklanmadan kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası üzerine, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarihli kararıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair hükmün 13/11/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17/01/2019 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2019 tarihli kararıyla eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna vücut verdiği gerekçesiyle sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, benzer bir konuya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07/10/2019 tarihli ve 2019/2219 esas, 2019/6135 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere “6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince TCK’nın 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kararın 25/03/2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen 20/09/2016 tarihli ikinci suçun, 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın “6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince TCK’nın 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kararın 25/03/2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen…. ikinci suçtan dolayı kendisine dava açılmış olan Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren Bursa 2. Çocuk Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, ikinci suça ilişkin davanın ilk suça ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilmelidir… ikinci suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunduğu ve bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği tespit edilirse, ilk suça ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilmelidir. Bu durumda ikinci suç bakımından 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğundan bu suç sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılacaktır.” şeklinde belirtildiği,
Bu itibarla somut olayda Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarihli kararına konu yargılamada, atılı suç Cumhuriyet savcılığınca doğru nitelendirilse idi sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilecek ve 5 yıllık denetim süresi içinde işlenen somut olaya konu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca ikinci suç 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğundan sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılacağı göz önüne alındığında, hakkaniyet ve eşitlik ilkeleri gereği Cumhuriyet savcılığınca suçun yanlış nitelendirilmesi dolayısıyla aynı durumda bulunan kişilere farklı muamelede bulunulmasının önüne geçilmesi amacıyla 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesindeki düzenlemenin 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi uyarınca haklarında zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerle ilgili de uygulanması gerekeceği cihetle, ikinci suçtan dolayı kendisine dava açılmış olan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdiği kendi hükmüne ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, ikinci suça ilişkin davanın ilk suça ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/272 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
28/09/2018 tarihli ilk suça ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarihli kararıyla, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağından bahisle sanığın mahkûmiyetine ve TCK’nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Bu kararın 13/11/2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen 17/01/2019 tarihli ikinci suçun da Mahkeme tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olarak kabul edilmesi nedeniyle, artık bu ikinci suçun 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/5. maddesi gereğince ilk suça ilişkin olarak TCK’nın 191/8. maddesi uyarınca verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının “ihlali” niteliğinde olup olmadığına ve buna bağlı olarak da hükmün açıklanıp açıklanmayacağına karar verilebilmesi için, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyaya birleştirme talepli ihbarda bulunularak, bu davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, ikinci suça ilişkin davanın ilk suça ilişkin davayla birleştirilmesine kararı verilmelidir.
Birleştirme kararı verildikten sonra da Mahkemece her iki suça ilişkin deliller birlikte değerlendirilerek, ikinci suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunduğu ve bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği tespit edilirse, ilk suça ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilecektir. Bu durumda ikinci suç bakımından 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılma yasağı bulunduğundan sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılmalıdır.
Bu nedenle, ilk suçtan dolayı 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/8. maddesi kapsamında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen ikinci suça ilişkin davanın, ilk suça ilişkin davayla birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; sanığın mahkûmiyetine ilişkin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/272 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 14.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.