Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/12137 E. 2024/16036 K. 15.02.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12137
KARAR NO : 2024/16036
KARAR TARİHİ : 15.02.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/245 E., 2016/455 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/4923 Esasında kayıtlı Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/154 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un, 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile altıncı fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli 2016/245 Esas ve 2016/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; daha önce kullandığı maddeyi vücudundan atamadığı için tahlilin tekrar pozitif çıktığına, tekrar kullanmadığına, hakkında verilen cezanın ertelenmediğine, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Sanığın 16.01.2016 ve 28.01.2016 tarihli iki ayrı yakalamayla ilgili olarak, kollukça tespit edilen ifadelerinde, uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi, keza kovuşturma aşamasında 17.01.2016 tarihi öncesinde uyuşturucu madde kullandığını söyleyerek, suçlamayı dolaylı bir şekilde kabul etmesi, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen uzmanlık raporlarına göre 16.01.2016 tarihinde sanığın üzerinde bulunan toplam 3,25 gr ağırlığındaki madde ile 28.01.2016 tarihinde ikametinde yapılan aramada yastık içinde bulunan maddelerin uyuşturucu maddelerden olan ve “AB-FUBINACA” kısa ismi ile bilinen sentetik kannabinoidlerden olduğunun anlaşılması, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince ilk yakalamadan sonra sanığın beşli idrar tarama testinde AMP değerinin pozitif (+) çıktığı, buna göre uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde satın almak suçunu işlediği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 17.01.2016 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 09.03.2016 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında sanığın daha önce 14.05.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak, sanığın 25.07.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak 05.10.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli 2015/582 Esas ve 2016/527 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında açıklanmasının geri bırakıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.07.2016 tarihinde kesinleştiği, ancak UYAP sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği ve bu evrakın incelenen dosya arasında da bulunmadığı anlaşılmakla,
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması gerektiği ve incelemeye konu 17.01.2016 tarihli suçun, bağlantılı dosya kapsamında incelenen sanığın 14.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile ilgili 28.01.2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davasından önce işlendiği, iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı hususları gözetilmeksizin sanık hakkında eksik incelemeyle mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli 2016/245 Esas ve 2016/455 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.