YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1315
KARAR NO : 2023/8559
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Sanığın 06.09.2016 tarihli dilekçesinde belirttiği “Uyuşturucu madde kullanmak suçundan tarafıma verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının temyiz edilmesini ister, gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.” şeklindeki beyanının eski hale getirme talebi mahiyetinde olmadığı, eski hale getirme talebi olsaydı dahi bu talebi inceleme merciinin Yargıtay olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin “eski hale getirmeye” ilişkin verdiği 22.07.2016 tarihli ek karar bu sebeple hukuki değerden yoksun olduğu görülerek yapılan incelemede,
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararında, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçu yönünden açılan kamu davası yönünden beraat kararı ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu yönünden açılan kamu davası yönünden ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ancak kararda, “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin karar yönünden sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bu kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, sanığın 06.09.2016 tarihli temyiz dilekçesinin Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararına yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.