Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/1347 E. 2023/8556 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1347
KARAR NO : 2023/8556
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/203 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü maddeleri uyarınca 17.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak, aynı Kanun’un 35 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde

bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.” hükmü gereği, dosya kapsamında sanığa veya bilinen adresine 7201 sayılı Kanun’un gösterdiği usullere göre daha önceki aşamalarda hiçbir tebligatın yapılmadığı dolayısıyla 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanabilmesi için aranan koşulların oluşmadığı ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar tebliğinin usulsüz olduğu, kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz dilekçesinin Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve 2014/902 Esas, 2014/374 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.